YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4973
KARAR NO : 2021/14001
KARAR TARİHİ : 10.11.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Sanık hakkında maktul …’a yönelik kasten öldürme suçundan 5271 sayılı CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair karar.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in maktul …’a yönelik kasten öldürme suçundan elde edilen delillerin mahkumiyete yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan …’ın; olayın intihar olmadığına, sanığın maktulü kasten öldürdüğüne, mahkumiyeti gerektiğine, kararın usul ve esas yönünden yasaya aykırı olduğuna, katılan … vekilinin; sanığın kasten öldürme eyleminin sabit olup atılı suçtan mahkumiyeti gerektiğine, kararın hukuka aykırı olduğuna, vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak ONANMASINA, 10.11.2021 gününde Üye … ve Üye …’ın sanığın kasten öldürme suçundan mahkumiyeti gerektiğine ilişkin karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Sanık hakkında kasten öldürme suçundan açılan kamu davasında yerel mahkeme tarafından aralarında uzunca bir süredir gönül ilişkisi olduğu anlaşılan maktul ve sanığın olay günü anlaşarak kaçtıkları esnada maktulün silahla başından vurulmak suretiyle hayatını kaybettiği olayda sanığın aşamalarda ısrarlı ve tutarlı savunmalarında maktulün intihar ettiğini beyan etmesi, maktulden alınan svaplarda atış artığı bulunması, sanıktan alınan svaplarda atış artığı bulunmaması, olayda 2 el atış olması nedeniyle atışları sanığın yapması halinde maktule isabet etmesi gerektiği gerekçesiyle sanık hakkında yeterli ve kesin delil bulunmadığından beraatine karar verildiği, katılan tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği,
Tüm dosya kapsamına göre sanığın maktul …’ın eşi …’ın amcasının oğlu olduğu, sanığın evli ve iki çocuklu, maktul …’ın da evli ve 2 çocuklu olduğu, sanık ve maktulün aynı köyde ikamet ettikleri, olay tarihinden önceki dönemlerde aralarında gönül ilişkisi bulunduğu, olay tarihinden yaklaşık 3 ay kadar önce sanık ve maktulün birlikte yaşamaya karar verdikleri maktulün eş ve çocuklarını terk ederek sanığa kaçtığı, sanığın eşi ve çocukları ile köyde yaşadığı evde bir kaç gün kaldıktan sonra ayrı bir eve geçmek istediği bu nedenle maktulün kız kardeşi …’ün Fatsa ilçe merkezindeki evine gittiği, sanığın daha sonra Fatsa ilçe merkezinde ev tutması üzerine maktulün sanıkla tekrar beraber yaşamaya başladıkları, bu olaylar üzerine katılanın köyden Kılıçlı mahallesine taşındığı, maktul ve sanığın Fatsa ilçe merkezinde bir süre beraber yaşadıkları daha sonra fındık zamanı sanığın maktulü köyde ikamet eden resmi nikahlı eşi ve çocuklarının oturduğu eve götürdüğü bir süre burada beraber yaşadıkları ancak maktul …’ın köyde kalmak istemediği bu nedenle sanıkla aralarında geçimsizlik başladığı bir süre sonra maktulün sanıktan ayrılarak ilçe merkezinde oturan kız kardeşi …’ün evine gittiği, tanık …’in beyanlarında ablası olan maktul ile yaptığı telefon görüşmelerinde maktulün sanığın kendisine işkence yaptığını bu nedenle yanına gelmek istediğini söylediğini kendisinin de kabul etmesi üzerine ablasının eve geldiğinde kolunda, bacağında ve çenesinin altında morluklar ve boynunda zincir izleri olduğunu ablasına bu izleri sorduğunda sanığın yaptığını söylediğini beyan ettiği, maktulün oğlu …’ın tanık olarak alınan ifadelerinde annesinin teyzesinin evine gelmesinden sonra görüştüklerinde boynunda morlukların bulunduğunu, bu morlukları …’in yaptığını söylediği benzer şekilde maktulün kızı …’ın tanık olarak alınan ifadelerinde annesinin teyzesinin evine geldiğinde sol diz kapağında, çenesinde ve göz çevresinde morlukların bulunduğunu, bu morlukları …’in yaptığını söylediğini beyan ettiği, her ne kadar sanık savunmalarında maktulün kızını okula kayıt ettirmek için kendisinden ayrıldığını beyan etmiş ise de maktulün sanık ile görüşmek istemediği, daha önceden sanık tarafından verilen … numaralı telefon hattını kapattırdığı, sanığın maktul ile görüşmek için bir kaç kez kız kardeşinin evine geldiği maktulün görüşmek istemediği, son gez geldiğinde sanığın maktul ile görüştüğü, kız kardeşi tanık …’ün beyanlarına göre maktulün kız kardeşine sanığın kendisine “en son bir kurşun senin kafana sıkarım, bir kurşun kendi kafama sıkarım, beni çıkmaza sokma” dediğini beyan ettiği, maktulün kız kardeşinin evinde yaklaşık 15 gün kaldığı ve sanığın evine dönmediği, daha sonra erkek kardeşinin bu eve gelerek maktulü alarak köydeki annesinin evine götürdüğü, bir kaç gün sonra maktulün, eşi ve oğlunun bir araçla gelerek maktulü buradan alarak evlerine götürdükleri, maktulün resmi nikahlı eşinin evine dönmesinden sonra eşi adına kayıtlı … numaralı telefon hattını kullandığı, olaydan 3 gün öncesinden itibaren sanığın maktulü bu telefon numarasından arayarak konuştukları, olay günü de telefon görüşmeleri yaptıkları daha sonra sanığın motosiklet ile maktulün oturduğu ev yakınlarında fındık bahçelerinin bulunduğu yere geldiği motosikleti anayolun karşısında bir bahçeye bıraktığı, fındık bahçelerinden geçerek maktulün oturduğu eve geldiği, maktulün bulunduğu yatak odasının penceresindeki telleri söktüğü maktulün 3 poşet halinde yanına aldığı eşyaları ile birlikte pencereden çıkarak sanıkla birlikte fındık bahçelerinden
anayola doğru yürüdükleri, anayola yaklaşık 25 metre kala maktulün başından vurulduğu olayın gerçekleştiği, her ne kadar sanık savunmalarında maktul ile fındık bahçesinde giderken maktulün yorulduğunu söylemesi üzerine durduklarını, kendisinin poşetlere doğru eğildiğinde maktulün arkasından iterek belindeki tabancayı aldığını, daha sonra mekanizmayı kurarak tabancayı başına dayayarak ateş ettiğini, kendisinin yere düşmesi nedeniyle maktule engel olamadığını, maktulün yere düştüğünde tabancanın bir el daha ateş aldığını beyan etmiş ise de sanığın savunmalarında ifade ettiği şekilde sanık ile kendi rızası ile kaçan maktulün anayola 25 metre kala aniden sanığı itip belindeki silahı alıp mekanizmayı kurarak başından kendisini vurmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, aralarındaki gönül ilişkisi nedeniyle sanıkla kaçan maktulün sanığın resmi nikahlı eşi ve çocukları ile aynı evde yaşamak istemediği bu yüzden aralarında geçimsizlik olduğu tanık beyanlarına göre sanığın maktulü darp etmesi nedeniyle maktulün sanığı terk ederek kız kardeşinin evine gittiği, burada 15 gün kadar kaldığı, sanıkla görüşmek istemediği, daha sonra önce annesinin evine daha sonra da resmi nikahlı eşinin evine döndüğü, maktulün aralarındaki geçimsizlik nedeniyle sanığa tekrar dönmediği, maktulün kız kardeşinin beyanlarına göre bu yüzden sanığın maktulü tehdit ettiği, maktulün sanıktan ayrıldığı süreçte sanığı aramadığı, mesaj atmadığı hts kayıtlarına göre mesaj ve aramaların sanık tarafından yapıldığı, sanığın olaydan üç gün önce maktulün kendisini aradığı daha sonra oğlu ile birlikte Fatsa ilçe merkezindeki eve geldiğini ve kendisini kaçırmasını istediği, olay günü de maktulün kendisini arayarak gelmesini istediği yönündeki beyanlarının hts kayıtları ile çelişkili olduğu, hts kayıtlarına göre maktulün sanığı aramasına ilişkin bir kaydın bulunmadığı, sanığın savunmalarındaki anlatımların tanık olarak ifadesi alınan maktulün oğlunun ifadelerinde yer almadığı, olay günü sanığın maktulü cep telefonu ile arayarak saat 12:11’de (291 saniye), 16:54 (73 saniye), 17:03 (243 saniye), 17.15 (44 saniye) görüştükleri, bu görüşme kayıtlarının sanığın savunmaları ile çelişkili olduğu, maktulün sanık ile daha önceden de kaçtığı, sanığın savunmalarına göre kendisi ile görüşmek için eve geldiği nazara alındığında olay günü maktulün evinde eşinin bulunmadığı, sadece oğlunun bulunmasına karşın maktulün sanıkla buluşmak için evden çıkmaması, sanığın maktulün evine kadar gelmesi, yatak odası penceresi tellerini sökerek maktulün pencereden çıkması, sanık ile maktulün son görüşmesi saat 17.15’de olup sanığın 112 Acil Yardımı aradığı saat 17:39’a kadar sadece 24 dakikanın geçtiği ve maktulün evinden yaklaşık 600 metre mesafede fındık bahçesinde anayola yaklaşmışken maktulün aniden intihar etmesinin dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı, silah kullanmasını bilmeyen maktulün sanığın belinden tabancayı alıp mekanizmayı kurup başına ateş etmesi, tabanca ile 2. kez atış yapılması Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi raporuna göre sanık ve maktulün el ve yüz svaplarında atış artıklarının bulunmaması, sanığın olaydan sonra tabancayı fındık bahçesi içerisinde bir yere atması, olaydan sonra tanık beyanlarına göre kaçıp, kaçmama konusunda görüşmeler yapması ve telefon arama kayıtlarını silmesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın tanık beyanları ve hts kayıtları ile çelişkili, hayatın olağan akışına uygun olmayan suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilemeyeceğinden sanığın kasten öldürme suçundan cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesine ilişkin kararın onanmasına dair Dairemizin Sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.