YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/36862
KARAR NO : 2021/4291
KARAR TARİHİ : 08.04.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık ve şantaj
HÜKÜM : 1- Nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin; sanık hakkında TCK’nın 158/1-a, 43/1, 168/2, 62, 52/2. maddeleri gereğince mahkûmiyet
2- Şantaj suçuna ilişkin; sanık hakkında TCK’nın 107/1, 43/1, 62. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve şantaj suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın falına baktığı mağdura “Seninle benim aramda cinler oluştu, onlar sürekli altın isterler, bana sürekli altın getireceksin” diyerek birçok kez mağdurdan para ve altın aldığı, daha sonra mağdura “Eşin dışında bir adamla görüntülü kasetlerin var, bana para getirmezsen bu kaseti kocana vereceğim” diyerek şantaj yoluna başvurduğu, bu şekilde mağdurdan 4.290,00 TL nakit para ile birçok altın aldığı, bu suretle sanığın dolandırıcılık ve şantaj suçlarını işlediği iddia olunan olayda; sanık ikrarı, katılan beyanları ve tüm dosya kapsamından göre, sanığın değişen suç vasfına göre üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve şantaj suçlarını işlediği sabit olmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabullünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi karşısında, bu hususun ayrıca hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve şantaj suçlarından hükmolunan hapis cezaları alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “ 120 gün”, “ 150 gün”, “ 75 gün”, “ 62 gün” ve “ 1240- TL” adli para cezası ibarelerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “ 5 gün”, “ 6 gün”, “ 3 gün”, “ 2 gün” ve “ 40- TL”, şantaj suçuna ilişkin hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “ 120 gün” , “ 150 gün”, “ 125 gün” ve “ 2.500- TL” adli para cezası ibarelerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “ 5 gün”, “ 6 gün”, “ 5 gün” ve “ 100- TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.