Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/4142 E. 2021/5787 K. 22.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4142
KARAR NO : 2021/5787
KARAR TARİHİ : 22.04.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : …Bölge Adliye Mahkemesi… Hukuk Dairesi

Dava, ödeme emrinin iptali ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi…. Hukuk Dairesince verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya davalı kurum tarafından 2006/10402 ve 2016/10403 sayılı ödeme emirlerinin 03/02/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenen tahsil zamanaşımının 5 yıl olduğunu, ödeme emrine konu primlerin 2005 ve 2006 yıllarına ait olduğunu, bu nedenle 6183 sayılı Kanunun uygulanarak borçların tahsil zamanaşımı süresi geçtiğinden ödeme emrinin iptal edilmesi gerektiğini, davacının emekli maaşına kurumun takibe konu alacağından dolayı usulsüz uygulanan haczin kaldırılması ve haksız haciz edilen paranın iadesi için … İş Mahkemesinin 2013/12 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını ve 2014/209 Karar sayılı ilam ile paranın iadesi ve haczin kaldırılmasına dair karar verildiğini belirterek davacı aleyhine yapılan takibin durdurulmasına, davacının ortağı olduğu … Kon. End. ve Tic. A.Ş.’nin prim borçlarından dolayı davacının sorumlu olamayacağına karar verilmesini, davalı Kurumun 2006/10402 ve 2006/10403 sayılı icra dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine ve ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, davacının dava konusu prim borçlarından sorumlu olmadığının tespitine yönelik davasının reddedilmiş olduğunu, davacının prim borcundan sorumlu olduğunun açık olduğunu beyanla davacının yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmektedir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince “Davanın kısmen kabulü ile;
a- Davalı kurumun 2006/10402 esas sayılı takip dosyasına konu edilen 2005/10, 2005/12, 2006/1, 2006/2. dönemlere ait prim aslı ve gecikme zammı yönünden davacının zamanaşımı itirazının kabulü ile borçlu olmadığının tespitine,
b- Davalı kurumun 2006/10402 esas sayılı takip dosyasına konu edilen 2006/3. döneme ait prim aslı ve gecikme zammı yönünden davacının davasının reddine,
c- Davalı kurumun 2006/10403 esas sayılı takip dosyasına konu edilen 2005/10, 2005/12, 2006/1, 2006/2. dönemlere ait işsizlik sigortası prim aslı ve gecikme zammı yönünden davacının zamanaşımı itirazının kabulü ile borçlu olmadığının tespitine,
ç- Davalı kurumun 2006/10403 esas sayılı takip dosyasına konu edilen 2006/3. döneme ait işsizlik sigortası prim aslı ve gecikme zammı yönünden davacının davasının reddine,” karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesince, prim alacakları yönünden zamanaşımı süresi ve başlangıcın primlerin ait oldukları (muaccel oldukları) dönemde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu takip dosyalarında 2005/10. dönemine ait prim borç aslı ve gecikme zammı ile 2005/10. döneme ait işsizlik prim borcu aslı ve gecikme zammı alacaklarının yasal düzenlemeler çerçevesinde zamanaşımına uğradığı, 2005/12, 2006/1, 2006/2 ve 2006/3. dönemlerine ait prim borç aslı ve gecikme ile 2005/12, 2006/1, 2006/2 ve 2006/3. dönemlerine ait işsizlik prim borcu aslı ve gecikme zammı alacaklarının zamanaşımına uğramadığı, kurum alacaklarına yönelik itirazın reddinin gerektiği gerekçesiyle;
“Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esasran reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, HMK’nin 353/1-b.2 maddesi gereğince … İş Mahkemesinin 2016/38-2018/76 E.K. sayılı hükmünün aşağıdaki şekilde düzeltilmek üzere ortadan kaldırılmasına, İlk derece mahkeme hükmü yerine geçmek üzere;
a- Davanın kısmen kabulü ile;
b- Davalı kurumun 2006/10402 esas sayılı takip dosyasına konu edilen 2005/10 dönemine ait prim aslı ve gecikme zammı yönünden davacının zamanaşımı itirazının kabulü ile borçlu olmadığının tespitine,
c- Davalı kurumun 2006/10402 esas sayılı takip dosyasına konu edilen 2005/12, 2006/1, 2006/2 ve 2006/3. dönemine ait prim aslı ve gecikme zammı yönünden davacının davasının reddine,
ç- Davalı kurumun 2006/10403 esas sayılı takip dosyasına konu edilen 2005/10, dönemine ait işsizlik sigortası prim aslı ve gecikme zammı yönünden davacının zamanaşımı itirazının kabulü ile borçlu olmadığının tespitine,
d- Davalı kurumun 2006/10403 esas sayılı takip dosyasına konu edilen 2005/12, 2006/1, 2006/2 ve 2006/3. dönemine ait işsizlik sigortası prim aslı ve gecikme zammı yönünden davacının davasının reddine,” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, davacının şirket müdürü olarak şirketin borçlarından sorumlu tutulabilmesi için gerekli şartları haiz olmadığını, tek başına şirketi temsil etme yetkisinin olmadığını, … İş Mahkemesinin 2023/12 E. sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda da davacının haklı nedenle primleri ödemediğinin tespit edildiğini, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi kararında zamanaşımının da yanlış değerlendirildiğini belirterek kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı SGK temyizi; davacının yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının tümden reddi gerekirken kararda yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesine itiraz ettiklerini beyanla ve resen tespit olunacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere göre davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı Kurum tarafından düzenlenen 27/01/2016 düzenleme tarihli 2006/10402 ve 2006/10403 takip numaralı prim ve işsizlik sigortası primi aslı ve gecikme zammı borçlarına ilişkin ödeme emirlerinin; zamanaşımına uğraması, davacının ortağı olduğu dava dışı şirket … Kon. End. ve Tic. A.Ş.’nin söz konusu borçlardan sorumlu olduğu ve şirketten tahsil edilemeyeceği kesinleşmeden davacı hakkında işlem yapılmasının hatalı olduğundan bahisle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
506 sayılı Kanun’un 80. maddesinde 3917 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik uyarınca, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu durumda zamanaşımı süresi bakımından, 3917 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 08/12/1993 tarihinden önceye ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden Kurumun alacak hakkı, Borçlar Kanununun 125. maddesinde öngörülen on yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, zamanaşımının başlangıç tarihi, anılan Kanun’un 128. maddesi hükmü gereğince alacağın muaccel olduğu tarihtir ve zamanaşımının kesilmesi ile durmasına ilişkin 132. ve ardından gelen maddelerindeki düzenlemeler de burada uygulama alanı bulmaktadır. 08/12/1993 tarihi ve sonrasına ilişkin prim ve gecikme zammı borcu yönünden ise, 6183 sayılı Kanun’un “Tahsil zamanaşımı” başlığını taşıyan 102. ve ardından gelen maddeleri uygulanacaktır. Anılan madde hükmüne göre, zamanaşımı süresi beş yıl olup, zamanaşımı süresinin başlangıcı da, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen yılbaşı olarak belirlenmiştir. 06/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5198 sayılı Kanun ile bu konuda yeniden bir düzenleme yapılarak 506 sayılı Kanunun 80. maddesinin beşinci fıkrasında değişiklik yapılıp, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanunun 51. maddesiyle birlikte 102. maddesinin de uygulanmayacağı hükme bağlanarak 3917 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki duruma dönülmüştür.
6183 sayılı Kanunun “Ödeme emri” başlıklı 55. maddesinin ilk fıkrasında; kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gereğinin bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; “Ödeme emrine itiraz” başlığını taşıyan 58. maddesinin birinci fıkrasında; kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişinin, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabileceği belirtilmiştir.
Eldeki davada ise; davacının 27/03/2004 tarihinden itibaren temsil ve ilzam yetkisine sahip olduğu dava dışı … Kon. End. ve Tic. A.Ş.’nin 2005/10. ve 12. aylar ile 2006/1. 2. ve 3. aylarındaki prim ve işsizliklik sigortası primi aslı ve gecikme zammı borçlarından dolayı düzenlenen 2006/10402 ve 2006/10403 sayılı ödeme emirlerinin, 03/02/2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının yasal süresi içerisinde davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular ışığında dosya kapsamına göre; mahkemece 2006 yılı 3. ay prim ve işsizlik prim borçlarının zamanaşımına uğramadığı, 2005 yılı 10. ve 12. aylar ile 2006 yılının 1. ve 2. aylarında ise zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğundan bu dönemlerdeki prim ve işsizlik sigortası primlerinin zamanaşımına uğradığı değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuş, taraf vekillerinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, 2005 yılı 10. aydaki prim ve işsizlik sigortası primlerinin zamanaşımına uğradığı, bunun dışındaki 2005 yılı 12. ayı ile 2006 yılının 1. 2. ve 3. aylarındaki prim ve işsizlik prim borçlarının ise 06/07/2004 tarihi sonrasında Borçlar Kanunun 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduklarından ve takibin 27/01/2016 tarihinde başlatıldığı dikkate alınarak zamanaşımına uğramadıklarından bahisle 2005 yılı 12. ayı ile 2006 yılının 1. 2. ve 3. aylarına ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Gerçekten de dava konusu ödeme emirlerinde yer alan 2005 yılı 12. ay prim ve işsizlik sigortası prim aslı ve gecikme zammı borçları bakımından; söz konusu Kurum alacakları 06/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5198 sayılı Kanun ile getirilen yeni düzenleme kapsamında Borçlar Kanunun, 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımına tabi olup, 2005/12 dönemine ilişkin prim alacağının vadesi takip eden ay sonu olduğu ve zamanaşımı süresi 01/02/2016 tarihinde dolduğundan, ödeme emirlerinin davacıya tebliğ edildiği tarih itibariyle davacının 2005/12. ayına ait prim ve işsizlik sigortası primi aslı ve gecikme zammı borçlarından sorumlu olmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.