YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12235
KARAR NO : 2021/9497
KARAR TARİHİ : 01.11.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Mühür Bozma
5271 sayılı CMK’nin 286/2-e maddesinde yer alan, “Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez.” şeklindeki hükmün, kanun maddesinde yaptırım olarak yalnızca adli para cezası öngörülmüş olan suçlara ilişkin uygulanabileceği, TCK’nin 203/1. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunun cezası ise, “altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası” olarak belirlenmek suretiyle seçimlik yaptırıma tabi tutulduğundan, CMK’nin 286/2-e maddesi kapsamında kalmadığı gibi, kesin olduğu belirtilen diğer hallere de girmediği ve bu itibarla bölge adliye mahkemesi kararının temyizi kabil olduğu anlaşılmakla; tebliğnamedeki red isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
CMK’nin 280/1-a maddesine göre, ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptandığında, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verileceği, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı ile 280/1-b-c-d maddelerinde düzenlenen durumların bulunması hâlinde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verileceği, 280/1-e-f maddelerinde yer alan şartlar gerçekleştiğinde ilk derece mahkemesi hükmünün bozulacağı, diğer hâllerde ise gerekli tedbirler alınarak davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasından sonra, aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca, duruşma sonunda istinaf başvurusunun esastan reddine hükmolunacağı veya ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerekeceği, belirtilenlerin dışında bölge adliyesi mahkemesi tarafından başka bir karar verilemeyeceği gözetilerek yapılan incelemede;
Somut olayda; ilk derece mahkemesi olan Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2017 tarihli 2017/783 Esas ve 2017/798 Karar sayılı ilamıyla yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilerek, Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2013 tarihli 2013/175 Esas ve 2013/273 Karar sayılı dosyası kapsamında hükmolunan 3.000,00 TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün iptali ile sanığın CMK’nin 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, bu hükmün katılan vekili tarafından istinaf edildiği ve bölge adliye mahkemesince duruşma açılmadan dosya üzerinden değerlendirme yapıldığı anlaşılmış ise de; CMK’nin 280/1-b-c-d maddeleri ile aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan durumlar mevcut olmadığından, duruşma açılması ve sanığın beyanının alınması suretiyle CMK’nin 280/2. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık aleyhine ve hatalı şekilde “CMK’nin 280/1-a maddesi gereğince hukuka aykırılığın düzeltilerek mahkeme kararının KALDIRILMASINA, Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14/06/2013 tarihli 2013/175 Esas ve 2013/273 karar sayılı hükmünün hukuka uygun olduğu anlaşılmakla infazının devamına ilişkin işlemlerin Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yürütülmesine” denilmek suretiyle hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK’nin 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 01.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.