YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4386
KARAR NO : 2021/26469
KARAR TARİHİ : 08.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
K A R A R
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre; sanık …’nun yüzüne karşı verilen hükmü 7 günlük süreden sonra 27/08/2018 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmış ise de, hükümde temyiz süresinin 15 gün olarak belirtilmesi suretiyle sanıkta yanılgı oluşturulduğundan, temyizin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
A-)Hükmün açıklandığı oturumda hazır bulunan sanık …’nun usulüne uygun olarak tefhim edilen hükme karşı hükümde temyiz süresi olarak bildirilen 15 günlük süre geçtikten sonra 13/12/2018 tarihinde temyiz başvurusunda bulunduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, sanık …’nun TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
B-)Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanık tarafından temyiz edilen ilk hükümde, Bursa 4. (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi’nin 27/04/2012 tarih, 2010/7130 esas, 2012/1776 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınmış olması nedeniyle bozmadan sonra kurulan hükümde, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca koşullu salıverme süresine eklenecek sürenin Bursa 4. Kapatılan Sulh Ceza Mahkemesi’nin 27/04/2012 tarih, 2010/7130 Esas, 2012/1776 karar sayılı ilamı üzerinden belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık …’nun temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tebliğnameye kısmen uygun olarak, tekerrür uygulamasına ilişkin hüküm fıkrasının sonuna “1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca, aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, Bursa 4. (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi’nin 27/04/2012 tarih, 2010/7130 esas, 2012/1776 karar sayılı ilamdaki 2.240,00 TL adli para cezası esas alınarak belirlenmesine” ibaresinin eklenmesi biçiminde, sair yönleri usul ve Kanunu uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.