Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/17977 E. 2012/22995 K. 05.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17977
KARAR NO : 2012/22995
KARAR TARİHİ : 05.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın suç tarihinde gece vakti saat 01.30 sıralarında müştekiler …, … ve …’ün çalıştıkları inşaatın 2. … katında bulunan bina vasfındaki yatakhaneye girip, ayrı yataklarda yatan müştekilerin yastıkları altına veya bitişiğine koydukları 3 adet farklı modeldeki cep telefonlarını alıp, kapıdan çıkarken uyanan müştekilerin kesintisiz takibi sonucu inşaat içinde yakalandığı ve cep telefonlarından 2 tanesinin sanığın üzerinde ele geçirildiğinin, 1 tanesinin ise atmış olduğu yerde bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden; yine her üç müştekiye ait telefonun aynı anda ve aynı koğuş içerisinde alınması nedeniyle sanığın bir fiille birden fazla kişiye yönelik aynı suçu işlediği anlaşıldığından müteselsilen nitelikli hırsızlık suçundan sorumlu tutularak TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması ile yetinilmesi gerekirken, üç ayrı hırsızlık suçunun varlığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 05.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi