YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4722
KARAR NO : 2021/25104
KARAR TARİHİ : 21.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1) Sanıklar … ve … hakkında hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığı kararlarına yönelik temyizde,
TCK’nın 129. maddesi uyarınca hakaretin karşılıklı olarak işlendiğinin kabul edilmesi halinde, CMK’nın 223/4-c maddesi gereğince “ceza verilmesine yer olmadığı” kararı verilmesi gerekirken “ceza vermekten vazgeçilmesine” şeklinde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan … vekilinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, ancak; bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, tebliğnamedeki isteme uygun olarak, hüküm fıkralarındaki “ceza vermekten vazgeçilmesine” ibaresinin çıkarılarak yerine “CMK’nın 223/4-c maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi biçiminde ayrı ayrı HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Sanıklar … ve … hakkında tehdit suçundan beraat kararlarına yönelik temyizde ise, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur. Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, Yerel Mahkemece sanıkların tehdit içerikli sözlerinin kavga sırasında söylendiği kabul edilerek, bu kabule göre kavga sırasında kızgınlık ile söylenen sözlerin tehdit suçunu oluşturmayacağı şeklindeki gerekçeyle sanıkların ayrı ayrı beraatine karar verilmiş ise de, öfkenin suç kastını kaldırmayacağı, tehdit suçunda tasarlama öğesinin bulunmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve katılan … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.