YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/25312
KARAR NO : 2015/22280
KARAR TARİHİ : 29.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı tarafından haklarında Tekirdağ 2. İcra Müdürlüğünün 2012/7721 esas sayılı dosyası üzerinden 9.307,00 TL asıl alacak üzerinden başlatılan kefalet sözleşmesine dayalı icra takibine karşı borçlu olmadıklarının tespitini, sözleşmenin ve takibin iptali ile kötüniyet tazminatı isteminde bulunmuştur.
Davalı, davalıların kardeşi Ömer’in nafaka borcunu ödememesi nedeniyle 29.05.2012 tarihinde düzenlenen sözleşmede 1.600 TL ödenmesi ve bakiye borcun ödemelerinin de taksitler halinde yapılacağı konusunda anlaşma sağlandığını, ancak davalıların sözleşmeye uymayarak ödeme yapmadıklarını savunmuş ve davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, sözleşmenin iptaline ve takibe konulan toplam alacak miktarı olan 9.908,96 TL’nin % 20’si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacılar verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 29.05.2012 tarihinde düzenlenen kefalet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı …, davalıların kardeşi dava dışı Ömer’in eski eşidir. Sözleşme, Ömer’in nafaka borcunu zamanında ödememesinden dolayı düzenlenmiş olup taraflar arasında sözleşmede belirtilen 1.600,00 TL’nin ödenmesi konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak şekli şartları yerine getirilmeyen ve kefil davacıların sorumlu oldukları muayyen miktarları içermeyen sözleşme geçerli olmasa bile “taksitler halinde ödeneceği belirtilen kalan bakiye borç” için takip başlatan ve nafaka alacağını almak isteyen davalının kötüniyetli olduğundan söz edilemez. Buna göre; kötüniyet tazminatı talebinin reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ; Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının kötüniyet tazminatına ilişkin cümlesinin hükümden çıkartılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 29.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.