Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7778 E. 2021/14681 K. 21.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7778
KARAR NO : 2021/14681
KARAR TARİHİ : 21.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 02/06/2009 tarihli ve 2008/1020 E – 2009/566 K sayılı mahkumiyet kararı ile hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği 21/07/2009 tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresi içerisinde 20/06/2013 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle ihbarda bulunulan İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25/06/2015 tarihli ve 2015/71 E – 2015/479 K sayılı kararına konu olan ve 28/09/2015 tarihinde kesinleşen mahkumiyetine konu suçun, 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesinde tanımlanan basit hırsızlık suçuna ait olduğu ve CMK’nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile uzlaşma kapsamına alındığının anlaşıldığı, ancak sanığın UYAP’tan alınan adli sicil kaydına göre, 5 yıllık denetim süresi içinde Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/12/2015 gün, 2015/180 E – 2015/244 K sayılı ilamına göre 16/04/2014 tarihinde silahla yağma suçunu işlediği ve hükmün açıklanmasını gerektiren kesinleşen mahkumiyetinin bulunduğu ve açıklanması geri bırakılan kararın açıklanma koşullarının oluştuğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1. Sanığın müdafi huzurundaki karakol ifadesinde ve talimat yoluyla alınan 29.01.2009 tarihli savunmasında, suça konu telefonları saat 02:30 – 03.00 arasında aldığını beyan etmesi, bu nedenle suçun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi,
2. Dosya kapsamına göre sanığın, müştekiye ait ön koltukta asılı bulunan poşet içerisindeki 2 adet cep telefonunu çaldığının, hırsızlığın farkedilmesi üzerine otobüs şöförünün araçtan yolcu inişine izin vermediğinin ve olay yerine gelen jandarma ekibini gören sanığın kendi rızası ile aldığı telefonları çıkarıp iade ettiğinin anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, sanığın suçun tamamlanmış haliyle cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 21.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.