YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6646
KARAR NO : 2012/7684
KARAR TARİHİ : 30.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 27.12.2011 gün ve 2011/14617 – 2011/16212 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 07.04.2006 tarihli “protokol” başlıklı sözleşme uyarınca bazı edimlerin yerine getirilmesi koşuluyla davacıya bırakılması kararlaştırılan 484 ada 1 sayılı parsel üzerindeki binanın 5 numaralı bağımsız bölümüne ait davalı üzerindeki 1/6 payın tapu kaydının iptaliyle ve kayıttaki haciz şerhleri kaldırılmak suretiyle tescili istemine ilişkindir.
Davalı, protokolün haricen düzenlendiğini, yapıldığı tarihte arsa sahibi olan murisi …’nün sağ olduğunu, kaldı ki edimlerin yerine getirilmediğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dairemizin 27.12.2011 günlü 2011/14617 Esas, 2011/16212 Karar sayılı kararı ile hüküm onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, davalının murisi olduğu anlaşılan … ile dava dışı … Ltd. Şti. arasında 17.03.1995 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin mahkeme hükmüyle feshedildiği, … mirasçılarının 07.04.2006 tarihinde yükleniciden bağımsız bölüm alan ve davacının da aralarında bulunduğu kişilerle sözleşme yaptıkları, bu sözleşmede yazılı koşulların yerine getirilmesi halinde bağımsız
bölüm tapularının yükleniciden satın alan kişilere verileceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir.
07.04.2006 tarihli sözleşme, 17.03.1995 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden bağımsız yeni bir sözleşmedir. Dolayısıyla, taşınmaz tapuda o tarihte sağ olan muris … adına kayıtlı olsa da kişisel olarak sözleşmede imzaları bulunanları bağlar ve davacıya kişisel hak sağlar. Burada önemli olan, davacının sözleşmede yüklendiği edimleri yerine getirip getirmediğinin tespitidir.
Yapılan bu saptamalara göre mahkemece yerinde keşif yapılmalı, davacının sözleşmeyle yüklendiği tüm edimleri yerine getirip getirmediği bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmeli, lehlerine haciz şerhi bulunan kişiler davada taraf durumunu almadığından koşulları yerinde görülürse mülkiyet aktarımı istemi haciz şerhleriyle yükümlü olarak hüküm altına alınmalıdır.
Eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması nedeniyle kararın bozulması gerektiği halde; yanılgılı değerlendirmeyle sehven onandığı bu defa yapılan incelemeden anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin onama ilamı kaldırılarak kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin onamaya ilişkin 27.12.2011 gün 2011/14617 Esas, 2011/16212 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA ve yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 30.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.