Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2021/4571 E. 2021/8474 K. 27.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4571
KARAR NO : 2021/8474
KARAR TARİHİ : 27.04.2021

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 08.09.2008 tarihinde davalı işveren nezdinde “idari işler yöneticisi” pozisyonunda işe başladığını ve iş sözleşmesinin feshedildiği 19.10.2012 tarihine kadar aynı görev ve unvan ile çalıştığını, son ücretinin 4.635,00 TL olduğunu, bununla birlikte 60,00 TL telefon yardımı verildiğini ve kendisine tüm masrafları davalı işveren tarafından karşılanan bir araç tahsis edildiğini, ayrıca her yıl Ocak, Haziran, Eylül ve Aralık aylarında 4 ikramiye aldığını, Nisan ayı başında performans durumuna göre 1 ile 3 maaş arasında jestiyon adı altında ödeme yapıldığını, idari işler yöneticisi olarak davalı Banka’nın merkez ofisinin bulunduğu …. Center dışında …, … ve …’nda bulunan diğer ünitelerinin de idari faaliyetlerini (teknik, temizlik, muhaberat, güvenlik, servis yemek vb.) takip ve koordine ettiğini, davalı Bankanın diğer tüm personelinin 09.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını ve haftalık çalışma sürelerinin 40 saat olduğunu, davacının merkez ofis ve bu ofis dışındaki diğer ünitelerdeki sorumluluğunu yerine getirebilmek için normal çalışma sürelerinin üzerinde çalıştığını, özellikle davalı Banka bünyesindeki 24 saat kesintisiz faaliyet gösteren Operasyon Merkezinin çalışabilmesi için gerekli idari destek ihtiyacının bu desteğin kontrol sorumluluğunu yüklendiğini, her gün saat 07.00-07.30 gibi merkez ofiste başlayan çalışmasının diğer yerleşkelerde de devam ettiğini ve en erken saat 20.00-21.00’da sona erdiğini, işe girdiği tarihte davalı Banka tarafından değişik yerleşkelerde bulunan bölümlerinin Şekerpınarı’nda bulunan tek bir merkezde toplanmasına karar verildiğini, davacının bu merkezin idari işlerinin yönetimi maksadıyla işe alındığını, 2010 yılı Nisan ayında merkezin inşasının bitimi ile birlikte taşınma kararının uygulamaya konulduğunu, tüm taşınma işlerinin 28.05.2010-03.10.2010 tarihleri arasında hafta sonlarında 20 hafta boyunca davacının kontrolünde yapıldığını, taşınma süresince hafta tatili yapmadan hafta içerisinde taşınma hazırlıklarını yaptığını ve hafta sonlarında ise taşınma faaliyetinin icrasını yürüttüğünü, taşınma sonrasında sabah 07.00-07.30 ila 21.00-21.30 saatleri arasında çalıştığını, davacının amiri ve bağlı bulunduğu kişilerin emir ve talimatları ile yaptığı fazla çalışmaların karşılığının ödemediğini iddia ederek fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatili ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin ihbar süresine uyularak ve kıdem tazminatı ödenerek feshedildiğini, iş sözleşmesinde dava edilen alacakların ücrete dahil olduğunun belirtildiğini, herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece bozma ilamına uyularak, bozma ilamı doğrultusunda işyeri kayıtları getirtilerek kayıtlar sonucunda denetime elverişli rapor alındığı, fazla çalışmanın ücrete dahil olduğu yönündeki hüküm de nazara alınarak değerlendirme yapıldığı, hesap bilirkişisi Tuğba Stodolsky tarafından düzenlenen raporun gerekçeli, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olan 13/12/2020 tarihli bilirkişi ek raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri süresinde temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; davacı davalı işyerinde göreve başladığı tarihte davalı Banka’nın merkez ofisi dışından üç ayrı ünitesinde de faaliyetini sürdürdüğünü ve kendisinin de bu işyerlerinin idari işlerinden sorumlu olarak çalıştığını beyan ederek dava konusu fazla çalışma karşılıklarının tahsilini istemiş, Mahkemenin ilk kararı ile davanın reddine karar verilmiş, bu kararın davacı tarafça temyizi üzerine de bozulmuştur.
Bozma üzerine yapılan yargılamada, Mahkeme üç farklı bilirkişiden ikisi ek rapor olmak üzere beş hesap raporu almış, bu raporlardan 13.12.2020 tarihli bilirkişi ek raporunu hükme esas alarak karar vermiştir.
Yargılamanın geldiği bu safhada evleviyetle, davacı işçinin fazla çalışmasının ispatlanıp ispatlanmadığının açıklığa kavuşturulması gereklidir.
Dosya içeriğine göre taraflar arasında imzalanan sözleşme hükmü gereğince 270 saatlik (haftalık 5,2 saat) fazla mesainin ücrete dahil olduğu ve davacı tanığının davalı işyerinde çalışmadığı ve görgüye dayalı bilgisinin de bulunmadığı hususları sabittir.
Bozma ilamının gereği olarak ilk olarak iki farklı bilirkişiden alınan raporların incelenmesinden, dosyaya sunulan kayıtlardan davacının aynı gün içinde davalının birden fazla işyerinde giriş çıkış kayıtlarının olduğu, giriş çıkış tabloları karşılaştırıldığında davacının aynı gün içinde sabah giriş yapıp akşam çıkış yaptığı ve ara vermeden çalışmış olduğu görülmesine rağmen aynı gün içinde diğer işyerinde giriş çıkış kayıtlarının olduğu yönünde saptamanın yapıldığı görülmüş, bozma sonrası ilk iki farklı bilirkişiden alınan bu raporlarda davacının yıllık 270 saati aşan fazla çalışmasının olmadığı saptanmıştır. Öte yandan dosya içeriğinden davalı Şirket yerleşkesinde spor salonu, cafe vs. gibi sosyal alanların olduğu ve davacının da spor salonu üyeliğinin bulunduğu ve buradan faydalandığı sabittir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise spor merkezi kayıtları excel formatında dosyaya sunulmadığından ve dosyaya sunulan kayıtlarda sadece giriş kayıtları bulunduğundan bu kayıtlarla ilgili değerlendirme yapılmadığı da görülmüştür.
Bu kapsamda, davacının davalı Banka’nın merkez ofisinin dışında ayrıca aynı zaman diliminde Ümraniye, Maslak ve Gümüşsuyunda bulunan ünitelerinin de çalıştığı, davalı Şirketin yerleşkesinde çalışanların faydalandığı sosyal tesislerinde bulunduğu, davacının da bu tesislerden aktif olarak faydalandığı, sunulan bu kayıtların fazla çalışma süresinin ispatı içinde tek başına yeterli olmadığı ve bu kayıtları destekleyen görgüye dayalı davalı işyeri çalışan tanığının da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hülasa; davacının bu çalışma biçimiyle, davalı Şirket yerleşkesindeki bahsedilen fizikî durumundan kaynaklı olarak sunulan kayıtlar ve davacı tanığının pozisyonu birlikte değerlendirildiğinde, mevcut delil durumu fazla çalışmanın ispatı için yeterli değildir. Bu nedenle fazla çalışma alacağının reddi gereklidir.
3-Ayrıca davacı, 28.05.2010-03.10.2010 tarihleri arasında 20 hafta süresinde hafta tatili yapmadığı iddiasıyla hafta tatili alacağını da talep etmiştir. Üç farklı bilirkişiden alınan raporlarda bu alacak kayıtlar ile sabit bulunup hesaplama yapılmıştır. Her üç bilirkişi de bu alacağı farklı tutarlarda hesaplamıştır.
2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’un 3. maddesine göre hafta tatili pazar günüdür. Kural bu şekilde olmakla birlikte, işçiye pazar günü dışında hafta tatili izni kullandırılması mümkündür.
Kayıtlardan pazar günü çalışıldığı gün aynı hafta içinde 24 saat çalışmadığı günlerinde bulunduğu görülmüştür.
Mahkemece yapılacak iş, yukarıda işaret edilen ilke de gözetilerek hükme esas alınan raporda hafta tatili alacak tutarının diğer iki bilirkişi raporundan farklı belirlenmesinin nedeninin açıklığa kavuşturularak sonuca gidilmesinden ibarettir.
Yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.