Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2021/4486 E. 2021/6585 K. 28.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4486
KARAR NO : 2021/6585
KARAR TARİHİ : 28.09.2021

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat talebi ve maddi tazminatın miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince; evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini yerine getirmeyen, evde sürekli tartışma çıkaran ve son olarak da evi terk etmek suretiyle birlikte yaşamaktan kaçın davacı-karşı davalı kadının boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu kabul edilerek, kadının davasının reddine, erkeğin davasının ise kabulü ile tarafların boşanmalarına, TMK m. 174/1-2 kapsamında erkek yararına 7.500,00 TL maddi, 7.500,00 TL manevi tazminata, kadın yararına TMK m. 169 kapsamında dava tarihinden itibaren kararın kesinleşmesine kadar aylık 200,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmiş, tam kusurlu kadının yoksulluk nafakası ve tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir. Hükme yönelik davacı-karşı davalı kadının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; kadının ilk derece mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarının erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte olmadığı gerekçesiyle erkeğin manevi tazminat talebinin reddine, erkeğin maddi tazminat talebinin ise talep aşılmak suretiyle yazılı şekilde hükmedilmesinin doğru olmadığı belirtilerek 2.000,00 TL maddi tazminatın davacı -karşı davalı kadından tahsili ile davalı -karşı davacı erkeğe ödenmesine, davacı -karşı davalı kadının sair istinaf istemlerinin ise reddine karar verilmiş, hüküm bu kez davalı -karşı davacı erkek tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince davacı -karşı davalı kadına yüklenen evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini yerine getirmeme, evde sürekli tartışma çıkarma ve son olarak evi terk etmek suretiyle birlikte yaşamaktan kaçınma şeklindeki kusurlu davranışlar gerçekleşmiş, aynı zamanda kadın tarafından temyiz edilmeyerek de kesinleşmiştir. Her ne kadar bölge adliye mahkemesince davacı-karşı davalı kadının gerçekleşen bu kusurlu davranışları, erkeğin kişilik haklarına saldırı niteliğinde kabul edilmemiş ise de; dosya kapsamında toplanan delillerden davacı-karşı davalı kadının, özellikle kanser tedavisi gören ve yargılama esnasında vefat eden ortak çocukları 2004 doğumlu Gürsel’in hastalığına inanmadığı, bakımı ve hastalığı ile ilgilenmediği gibi onu ziyarete dahi gitmediği, evi terk etmeden önceki dönemlerde dahi çocuklarına yeterli ilgiyi göstermediği ve eve alınan yiyecekleri çocuklardan sakladığı, bu suretle evine, ailesine ve çocuklarına karşı evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Davacı-karşı davalı kadının kabul edilen bu kusurlu davranışı erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. O halde davalı-karşı davacı erkek yararına TMK m. 174/2 koşulları somut olayda oluştuğundan, ilk derece mahkemesince erkek yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının erkek tarafından istinaf edilmediği ve bu nedenle kadın yararına oluşan usûli kazanılmış hakkın varlığı da gözetilerek davalı -karşı davacı erkeğin manevi tazminat (TMK m. 174/2) talebinin kabulüne karar verilecek yerde, yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi hükmünün, yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 28.09.2021 (Salı)