YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5710
KARAR NO : 2021/4347
KARAR TARİHİ : 11.10.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zincirleme basit zimmet
…
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK’nin 260/1. maddesine göre zimmet suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasa’nın 18. maddesindeki düzenlemenin verdiği yetkiye ve CMK’nin 237/2. maddesine dayanılarak kamu davasına katılan olarak KABULÜNE karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Serbest Muhasebecilerin 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun 2/A maddesinde belirtilen görevleri arasında kayıtlarını tuttuğu mükellefin sigorta primi, vergi borcunu yatırmak veya diğer parasal işlerini takip etmek gibi bir hususun bulunmadığı, keza Türkiye Serbest Muhasebeciler Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin Mecburi Meslek Kararlarına ilişkin 26/01/1996 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 1996/1 sayılı genelgesinin 1. maddesinde yer alan “meslek mensupları, müşteri adına üçüncü kişilere ödeme yapmak üzere her ne isim altında olursa olsun mali değerler alamazlar” şeklindeki hükmüne nazaran, serbest muhasebeci olan sanığın, vergi borçlarını yatırmak üzere katılanlardan aldığı paraları maliyeye yatırmayarak kendisi için kullandığının anlaşılması karşısında, söz konusu tevdiin aradaki hizmet ilişkisinden değil sanığın şahsına duyulan güvenden kaynaklandığı, dolayısıyla
davaya konu olan eyleminin TCK’nin 155/1. maddesinde düzenlenen “güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme basit zimmet suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Suçu 5237 sayılı Yasa’nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Yasa’nın 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafin ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 11/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…
…
…
…
Yz İşl. Md.