Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/5693 E. 2021/11850 K. 07.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5693
KARAR NO : 2021/11850
KARAR TARİHİ : 07.10.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Davacılar, davalı Kuruma borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Yargıtay 21.Hukuk Dairesi (kapatılan) bozma ilamına uyarak hükümde belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni geciktirici nedenlerle, uyulan bozma kararı kapsamına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı Kurum vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Menfi tespit istemine ilişkin eldeki davada, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi (kapatılan) bozma ilamına karşı İlk Derece Mahkemesince “uyma” kararı verilmiş ise de bozma gereği yerine getirilmemiştir. Yargıtayın bozma kararına uyan Mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, Mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak doğmuştur. (09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı “borcun yapılan yargılama neticesinde ortaya çıkacak olması ve dolayısıyla likit olmadığı, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinin gözardı edilerek hüküm kurulmuş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.” şeklindedir. Buna rağmen Mahkemece hükmün (2.) numaralı bendi ile Kurum yararına %10 tazminat öngörülmüş olması ve yine (3.) numaralı bendi ile (2.) numaralı bend ile de çelişkili olacak şekilde “davalı SGK’nın faiz talebi ile icra inkar tazminatı talebinin reddine,” karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2. maddesi hükmü uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : İlk Derece Mahkemesi hükmünde yer alan (2.) ve (3.) no lu bendin tamamen silinerek hüküm fıkrasından çıkartılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 07/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.