YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25402
KARAR NO : 2021/23784
KARAR TARİHİ : 07.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 26/08/2010 tarihli kararın sanığın savunmasında bildirdiği adresinde tebliğ edilememesi üzerine, adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine gönderilen tebligatın da bila ikmal iade olunduğunun anlaşılması karşısında, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesi gereğince tebliğ yapılması gerektiği gözetilmeyerek, gerekçeli kararın sanığın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine aynı Kanunun 35. maddesine göre tebliğ edilerek hükmün kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04/10/2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı, Yerel Mahkemece hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın sorgusunun olduğu anlaşıldığından, sanığın 12/06/2011 tarihli sorgusuna göre, 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin, HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE, 07/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.