Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/3270 E. 2013/19494 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3270
KARAR NO : 2013/19494
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)

Taraflar arasında görülen davada Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.09.2012 tarih ve 2011/230-2012/247 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat rizikolarına karşı sigortalı muhtelif ambar eşyası emtiasının davalıya ait vasıta ile nakliyesi esnasında hasara uğradığını, sigortalı emtianın hasarlanması neticesinde sigortalıya 38.624,57 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek, şimdilik 38.624,57 TL tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kiralık konumunda bulunan kamyonun sadece maliki olup sigorta poliçesinin tarafı olmadığını, kusurunun da bulunmadığını, müvekkilinin TTK’nın 781. maddesine göre sorumluluğu bulunup bulunmadığının ve araç sürücüsünün kusurunun araştırılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının aracıyla yapılan taşıma sırasında davacı şirkete sigortalı eşyaların hasar gördüğü, TTK’nın 781. maddesine göre davalının zararın tamamından, kusursuzluk beyyinesi getirmediği sürece sorumlu olduğu, davacının sigortalanan emtiada meydana gelen ve ekspertiz raporuyla belirlenen, sigortalısına ödediği hasar bedelini halefiyet ilkesi gereğince isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigorta poliçesine dayalı olarak ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafından taşıma rizikolarına karşı sigorta örtüsüne alınan muhtelif anbar emtiasının davalının maliki ve işleteni olduğu araçla İzmir İli’nden yurtiçinde muhtelif illere taşındığı sırada tek taraflı meydana gelen kaza sonucu bir kısmının zarar gördüğü, bu nedenle sigortacı davacının sigorta ettirene ödeme yaptığı ve rucuan tazmini için işbu davayı açtığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davacı meydana gelen riziko sonrasında taşınan ve hasar gören emtiaların bedelini poliçe kapsamında dava dışı sigorta ettirene ödedikten sonra TTK’nın 1301. maddesine dayalı olarak talepte bulunmuştur. Ancak, davacı, davalılardan sigorta ettirene ödemiş olduğu tutarın aynısını değil, sorumlu oldukları gerçek zarar miktarını talep edebilecektir. Somut olayda güzergah itibariyle uyuşmazlığa TTK’nın taşıma sözleşmelerinin hükümleri tatbik edileceğinden zararın da bu düzenlemelere göre tespit edilmesi gerekmektedir. TTK’nın 785/1’inci maddesinde kayıptan doğan tazminatın ancak, taşıma senedine geçirilen değere, taşıma senedinde değer gösterilmemiş ve fakat taşıyıcıya bildirilip onun tarafından kabul edilmiş bir değer mevcut ise ona, böyle bir değer bulunmadığı takdirde aynı cins ve vasıftaki eşyanın gönderilene teslim edileceği yerdeki değerine göre tayin edileceği, tazminatın piyasa değerine göre tayin edildiği hallerde ziya dolayısıyla ödenmemiş bulunan gümrük resmi, taşıma ücreti ve sair masrafların piyasa değerinden indirileceği hükme bağlanmıştır. Karara esas alınan bilirkişiler kurulu raporunda uzmanlık alanlarına girmediği gerekçesiyle zarar miktarına ilişkin değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durum karşısında, bilirkişiler kurulu tarafından açıkça zarar miktarı bildirilmediği dikkate alınıp, yukarıda açıklanan yasal düzenleme çerçevesinde bu konuda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınması ve sonucuna göre davalının sorumlu olduğu tazminatın tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.