Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/8441 E. 2021/8751 K. 12.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8441
KARAR NO : 2021/8751
KARAR TARİHİ : 12.10.2021

Borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan sanık … hakkında açılan davanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesi gereğince reddine dair … 3. İcra Ceza Mahkemesinin 30/09/2020 tarihli ve 2020/229 esas, 2020/485 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2020 tarihli ve 2020/146 değişik iş sayılı kararı aleyhine … Bakanlığı’nın 22/06/2021 gün ve 94660652-105-42-18986-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/07/2021 gün ve KYB – 2021/84258 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29/09/2009 tarihli ve 2009/16.HD-188 esas, 2009/205 sayılı ilâmında yer alan, ”… 2004 sayılı İcra İflas Yasasının 5358 sayılı Yasa ile değişik 340. maddesi; 111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlâl eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez” hükmünü taşımaktadır. Bu hükme göre, borcun taksitler hâlinde ödenmesinin taahhüt edilmesi hâlinde, ilk taksitin ödenmemesi ile taahhüdü ihlâl suçu oluşacak ve borçlunun 3 aya kadar hapsen tazyikine karar verilecektir. Hapsen tazyik yaptırımında amaç, bir yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlamak olduğundan, alt sınırdan belli bir ceza belirlenmesi gerekmemekte, yükümlülük yerine getirilene kadar ve en çok 3 ay süreyle kişinin yükümlülüğüne uygun davranması için zorlanması söz konusu olmaktadır. Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 16-12 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, ilk taksitin ödenmemesi üzerine, borçlunun hapsen tazyik ile cezalandırılmasından sonra, bu cezanın infazı sırasında söz konusu taksiti ödemesi hâlinde tahliye edilecek, ancak sonraki taksiti ödememesi hâlinde eylemi yeniden yaptırımı gerektirecektir. Ancak, ilk taksitin ödenmemesi üzerine 3 aya kadar hapsen tazyik kararının tamamının infazı hâlinde takip eden taksitlerin ödenmemesi durumunda artık borçlunun cezalandırılması olanağı kalmayacaktır. Bir başka anlatımla, ilk taksitin ödenmemesi nedeniyle maddede öngörülen cezanın tamamının infazı hâlinde, yaptırım uygulama olanağı kalmadığından, diğer taksitlerin ödenmemesi ayrıca bir taahhüdü ihlâl kabahatini oluşturmayacaktır… Görüldüğü gibi, borçlunun, aynı borçtan dolayı ve her bir taksit için ayrı ayrı olmak üzere toplam 6 aya kadar hapsen tazyikine karar verilmiş olup, bu uygulama yasaya aykırıdır…. Bu hususun infaz aşamasında değerlendirilmesine ve düzeltilmesine olanak bulunmamaktadır. Zira, her bir taksit için ayrı ayrı hapsen tazyik kararı verilmesi hâlinde, bu kararların her biri infaz yeteneğine sahip olup, usulüne uygun bir şekilde kaldırılmadığı sürece, Yasanın aradığı en çok 3 aya kadar tazyik hapsi verilebileceği kuralını aşacak şekilde infaz edilmeleri söz konusu olabilecektir. Yerel Mahkemece yapılması
gereken, borçlunun ilk taksiti ödememek suretiyle ödeme taahhüdüne aykırı davranması nedeniyle 3 aya kadar hapsen tazyikine ilişkin ilk hükmün infazını bekleyerek, eğer kabahatli, bu hapsen tazyik kararının yerine getirilmesinden sonra borcu öder ise, ödenmeyen diğer taksit yönünden kalan süre kadar hapsen tazyik kararı vermektir. Yerel Mahkemece, ilk taksitin ödenmemesi nedeniyle verilen hapsen tazyik kararının infaz edilip edilmediği araştırılmadan, son taksitin ödenmemesi nedeniyle yapılan şikâyet üzerine, borçlunun yeniden 3 aya kadar hapsen tazyik ile cezalandırılması yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle yasa yararına bozulması gerekirken, Özel Dairece yasa yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi isabetli değildir.” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında;
Dosya kapsamına göre, 22/07/2019 tarihli aynı taahhüt nedeniyle sanık hakkında … 7. İcra Ceza Mahkemesinin 19/06/2020 tarihli ve 2019/432 esas, 2020/357 karar sayılı dosyasının bulunup mükerrer şikayet olduğu gerekçesiyle incelemeye konu dosyada davanın reddine karar verilmiş olup, borçlunun 22/07/2019 tarihli taahhütünde birden fazla taksitlendirme olduğu ve her bir taahhüt ihlali için ayrı şikayette bulunduğu, … 7. İcra Ceza Mahkemesinin 19/06/2020 tarihli ve 2019/432 esas, 2020/357 sayılı kararına konu dosyada şikayetin 29/08/2019 tarihli taksit ödemesine ilişkin olduğu, … 3. İcra Ceza Mahkemesinin incelemeye konu dosyasında ise şikayetin 29/02/2020 ve 29/04/2020 tarihli taksit ödemelerine ilişkin olduğu anlaşılmakla, yukarıda anılan Ceza Genel Kurulu Kararında belirtildiği üzere, aynı borçtan dolayı en çok 3 aya kadar hapsen tazyik kararı verilebileceği ve önceden verilen hapsen tazyik kararının infaz edilip edilmediği araştırılmaksızın, sanığın ödemeyi taahhüt ettiği diğer taksitler için hapsen tazyik cezası ile cezalandırılması yerine yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2020 tarihli ve 2020/146 değişik iş sayılı kararının CMK 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek ve yeniden yargılama yapılmamak üzere BOZULMASINA, 12/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.