Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2017/511 E. 2021/9306 K. 28.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/511
KARAR NO : 2021/9306
KARAR TARİHİ : 28.09.2021

Mahkeme : … Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm/Karar : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A- Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
18.04.2014 tarihinde sanık müdafiine tebliğ edilen hükmün, CMUK’nın 310/1. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra sanık tarafından 06.05.2014 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, sanığın süresinden sonra yaptığı temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca REDDİNE,
B- Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının ve 7242 sayılı Yasa ile yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
C- Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının ve 7242 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- … Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2011/843 sırasında kayıtlı sanıktan ele geçirilen 4920,00 TL paranın suçtan elde edildiğine ilişkin delil bulunmadığı halde TCK’nın 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca giderilmesi mümkün bulunduğundan;
1- TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “sanık hakkında, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler gözetilerek, oluşan duruma göre, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına”, ibaresinin yazılması,
2-Hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin “… Adli emanetinin 2011/843 sırasında kayıtlı” şeklinde başlayan kısmından “TCK’nın 54.md uyarınca müsaderesine” ilişkin ibaresinin kaldırılarak yerine “suçtan elde edildiğine ilişkin delil bulunmadığından sanığa iadesine,” ibaresinin yazılması,
Suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
D- Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
Hükümden sonra UYAP aracılığı ile MERNİS’ten çıkarılarak dosyaya konulan nüfus kaydında sanığın 07.01.2020 tarihinde öldüğü belirtildiğinden, bu hususun kesin olarak belirlenip sonucuna göre hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin, hükmün BOZULMASINA,
E- Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından;
sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Olay tutanağı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın bagajının olup olmadığının bilinmediği aşamada bagajı olduğunu ve uyuşturucu bulunduğunu söyleyerek otobüsün bagajındaki valiz ile karton kutuyu göstererek uyuşturucu maddeleri teslim etmek suretiyle kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından, hakkında TCK’nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
F- Sanıklar … ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde:
Tüm dosya kapsamına göre; sanık …’ın evinde, sanık …’in üzerinde yapılan aramada ele geçirilen esrarı kullanma dışında bir amaçla bulundurduklarına ve diğer sanıkların eylemine iştirak ettiklerine ilişkin kuşku sınırlarını aşan, mahkûmiyetlerine yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hüküm kurulması yerine uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiinin ve sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükümlerin BOZULMASINA,
G- Sanıklar … ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde:
Dosya kapsamına göre, 28.04.2010 tarihinde sanık …’den elde edilen uyuşturucu madde ile ilgileri tespit edilemeyen sanıkların, 07.05.2010 tarihinde sanık …’ın kullanım miktarları içinde, kullanma amacı dışında bulundurduğuna ilişkin delil bulunmayan esrarı polis çevirmesi esnasında diğer sanık …’ya vermesi, …’nın ise iç çamaşırına saklaması şeklinde gelişen olayda, sanık …’ın eyleminin kullanmak için uyuşturucu bulundurma sanık …’nın eyleminin ise suç delillerini gizleme suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık … müdafii ile sanık …’nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükümlerin BOZULMASINA,
H- Sanıklar … ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde:
Sanıklar … ve … hakkında 11.05.2010 tarihinde diğer sanık …’ten uyuşturucu madde ele geçmesi olayına ilişkin olarak dava açıldığı ancak bu açıdan hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında bu eylemden dolayı hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1-Anayasa’nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 230. maddeleri gereğince, hükmün gerekçe bölümünde sanıkların lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, gerçekleşen somut olgularla bağlantısının gösterilmesi, bu kapsamda hangi sanıkların hangi tarihte kimle ne şekilde telefon konuşması yaptığının ve bu konuşmaların nasıl yorumlandığının açıklanması, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, ulaşılan kanıya göre sanıkların sabit kabul edilen fiilleri açıklanarak bunun nitelendirilmesi, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin yasal bağlamda tartışılması gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle CMK’nın 289. maddesine aykırı olarak hüküm kurulması,
Kabule göre ;
2- Haklarında kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan, …’da 16.02.2010 tarihinde, …’de 17.02.2010 tarihinde, …’de 17.02.2010 tarihinde, …’da 18.02.2010 tarihinde, uyuşturucu madde ele geçirilmesi olaylarına ilişkin
olarak olay tutanaklarının, kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan kişilerin kolluk ifadelerinin aslı ya da onaylı sureti bulunmadan, olaylarda ele geçirilen ve hükme esas alınan maddelerin, ruhsata bağlı uyuşturucu madde olup olmadığı, niteliği ve miktarı konusunda, uzman kuruluşun raporu alınmadan, haklarında kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan kişiler tanık sıfatıyla dinlenmeden eksik inceleme sonucunda hüküm kurulması,
3-Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükümlerin BOZULMASINA,
I-Sanıklar …, … ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde:
Kendilerinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanıkların savunmalarının aksine, maddi bulgularla desteklenmeyen ve farklı anlamlar taşıyabilecek telefon görüşmeleri dışında, uyuşturucu madde ticareti yaptıklarına veya diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiklerine dair mahkûmiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların yüklenen suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar … ve … ile müdafilerinin ve sanık …’nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükümlerin BOZULMASINA,
28.09.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.