YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11790
KARAR NO : 2021/14258
KARAR TARİHİ : 15.09.2021
Hırsızlık suçundan sanık …’un beraatine dair İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/09/2019 tarihli ve 2018/171 esas, 2019/455 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/03/2021 gün ve 13835-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31/03/2021 gün ve 2021/34174 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Adet gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçundan sanık …’un beraatine dair İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/09/2019 tarihli ve 2018/171 esas, 2019/455 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında, 10/09/2015 suç tarihli inceleme konusu olay sebebiyle 02/06/2016 tarihli iddianame ile resmi belgede sahtecilik ve hırsızlık suçlarından açılan davanın yapılan yargılaması sonunda Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2018 tarihli ve 2016/425 esas, 2018/214 sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verildiği, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 16/10/2018 tarihli ve 2018/2231 esas, 2018/2278 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kararın kesinleştiği, sanık hakkında aynı eylem sebebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 27/02/2018 tarihli ve 2015/123805 soruşturma sayılı iddianamesi ile açılan İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/171 esas sayılı dosyası ile görülen mükerrer davanın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” hükmü gereğince reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın yazılı şekilde beraatine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” hükmünün yer aldığı, sanık hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan dolayı Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02/06/2016 tarihli ve 2015/43225 soruşturma sayılı iddianame ile açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2018 tarihli ve 2016/425 esas, 2018/214 sayılı kararı ile sanığın anılan suçtan verilmiş olan mahkûmiyet kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 16/10/2018 tarihli ve 2018/2231 esas, 2018/2278 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kararın kesinleşmiş olması karşısında; sanık hakkında aynı eylem sebebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 27/02/2018 tarihli ve 2015/123805 soruşturma sayılı iddianamesi ile açılan İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/171 esas sayılı dosyası ile görülen mükerrer davanın,5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle sanık hakkında (İSTANBUL) 8. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 18.09.2019 tarihli, 2018/171 esas ve 2019/455 karar sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; açılan kamu davasının, CMK’nın 223/7. maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE, 15/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.