YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6519
KARAR NO : 2021/7968
KARAR TARİHİ : 06.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
A) Sanıklar … ve … hakkında 2009-2010-2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Sanıklar … ve …’ın UYAP aracılığı ile MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kayıtlarına göre hükümden sonra sanık …’nın 01.06.2019 tarihinde, sanık …’ın 28.04.2019 tarihinde öldüğü belirlendiğinden ve bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK’nin 64/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca kamu davalarının düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
B) Sanık … hakkında 2009-2010-2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafisinin temyizinin incelenmesinde;
Sanık hakkında “ 2009-2010-2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme“ suçlarından açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, suça konu şirketin ortağı ve müdürü olduğunu ancak bu şirketi 2009 yılından önce devrettiğini, iddianamede anlatılan olayın bu tarihten sonra gerçekleştiğini bildirmesi, hakkında beraat kararı verilen sanık …’ın savunmasında suç tarihinde kendisinin hamallık yaptığını sonradan sahte şirket kurarak vergi mükellefiyeti tesis ettirdiğini öğrendiği… isimli kişinin kendisine sigortalı iş vaadinde bulunarak notere götürdüğünü noterde imza attırdığını söylemesi, … hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/483 Esas ve 2014/591 Karar sayılı ilamı ile mahkumiyetine dair verilen kararın dairemiz tarafından bozulduğununun ve şirkette muhasebeci olarak görev yapan tanık … hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 27.12.2013 tarih ve 2013/17168 sayılı iddianamesi ile sahte fatura düzenleme suçundan dava açıldığının anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1)Dosya arasında mevcut olan ve gerektiğinde ilgili vergi dairesinden ve kullanıcılarda araştırılarak temin edilecek faturaların sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını… veya …’ye ait olduğunu söylemesi halinde; ismi bildirilen kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılması, duruşmada çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması,
2) … ve…’un da faturalardaki yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde sanığın ve bu kişilerin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3)Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa, … ve…’a ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b)Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
c)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması yasaya aykırı,
4)Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafisinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 06.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.