Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/7923 E. 2021/9601 K. 28.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7923
KARAR NO : 2021/9601
KARAR TARİHİ : 28.09.2021

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında Tavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Mahkemece istinaf başvurusunun süreden reddine karar verilmiş, bu kararın bir kısım davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nin 353/(1)-b.2. maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı … İdaresi vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Uygulama kadastrosu sırasında, Tavşanlı İlçesi Hamitabat Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davalılar murisi … adına kayıtlı bulunan eski 337 parsel sayılı 1.240,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 522 ada 4 parsel numarasıyla ve 1.378,40 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı … İdaresi, çekişmeli taşınmazın kısmen kesinleşen tahdit sınırları içinde kaldığı iddiasına dayanarak dava açmış ve davacı vekilinin yargılama sırasında taleplerinin mülkiyete yönelik olduğunu belirtmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesince görevsizlik kararı verilmiştir. Görevsizlik kararına istinaden dava dosyasının gönderildiği Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli 522 ada 4 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide A harfiyle gösterilen 450,26 metrekarelin kısmının tapu kaydının iptali ile … vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükme karşı bir kısım davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nin 353/(1)-b.2.maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çekişmeli taşınmazın … vasfında olduğu iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacı … İdaresi tarafından 03.05.2018 tarihinde, tapu maliki … aleyhine eldeki davanın açıldığı, dosyaya sunulan veraset ilamından tapu malikinin 07.01.2001 tarihinde öldüğünün anlaşıldığı ve bunun üzerine mirasçılarının davaya dahil edilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı bir kısım davalıların istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, ölü kişiye karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nin 124. maddesinde, “ (1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder” hükmüne yer verilmiş olup, somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince, davalı olarak gösterilen …’un 07.01.2001 tarihinde vefat ettiğinin tespit edilmesi üzerine, ölü kişiye karşı dava açılamayacağı ve ölüm tarihi ile dava tarihi arasında geçen süre dikkate alındığında HMK’nin 124. maddesindeki düzenlemenin somut olaya uygulanma olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, anılan yasa maddesi hükmü göz önüne alındığında bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır.
Şöyle ki; her ne kadar, gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceği Medeni Kanun’un 28.maddesinin buyurucu nitelikteki hükmüyle açıklanmış ve yine 04.05.1978 tarihli ve 4/5 sayılı İnançları Birleştirme Kararı gereğince de ölü kişi aleyhine dava açılması mümkün olmadığı gibi ıslahla hasım değiştirilemeyeceği ve ölenin mirasçılarının davaya dahil edilerek çekişmenin çözümlenmesine hukuken olanak bulunmayacağı belirtilmiş ise de, 6100 sayılı HMK’nin 124. Maddesi ile usul ekonomisi düşünülerek değişik durumlara göre taraf değiştirilmesine olanak sağlanmıştır. Buna göre, eldeki davada, çekişmeli eski 337 yeni 522 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında, kayıt maliki …’ un ölü olduğuna dair bir şerh bulunmadığına göre, davacı … İdaresinin Hazinenin dava dilekçesinde davalı olarak …’ u göstermiş olmasının kabul edilebilir yanılgıya dayandığı değerlendirilip işin esasına girilerek, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yargılama yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ölü kişiye karşı dava açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı … İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün HMK’nin 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın HMK’nin 373/2. maddesi gereği karar veren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 7139 sayılı Kanun’un 33. maddesi uyarınca … İdaresi’nden harç alınmasına yer olmadığına, 28.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.