Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/35005 E. 2021/9499 K. 01.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/35005
KARAR NO : 2021/9499
KARAR TARİHİ : 01.11.2021

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 07.04.2021 tarih ve 2021/4979 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09.06.2021 tarih ve KYB-2021/50721 sayılı ihbarname ile;
Resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14/01/2019 tarihli ve 2015/90789 soruşturma, 2019/3648 esas, 2019/312 sayılı iddianamenin iadesine dair İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/01/2019 tarihli ve 2019/20 iddianame değerlendirme sayılı kararını müteakip, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Cumhuriyet Başsavcılığınca eksiklikler giderilmek suretiyle düzenlenen 02/02/2021 tarihli ve 2019/33781 soruşturma, 2021/6812 esas, 2021/846 sayılı iddianamenin iadesine dair İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/02/2021 tarihli ve 2021/57 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/02/2021 tarihli ve 2021/394 değişik iş sayılı kararının, “Her ne kadar ilk iade kararında belirtilen nedenlerden biri olan şüphelinin savunması alınmamış ise de, benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 31/10/2016 tarihli ve 2016/15416 esas, 2016/16813 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere şüphelinin ifadesinin veya savunmasının alınmamasının tek başına iddianamenin iade nedeni olamayacağı, şüphelinin soruşturma aşamasında yapılan tüm araştırmalara, keza ifadesi ve imza yazı örneklerinin alınmasına yönelik İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 18/06/2018 tarihli ve 2018/5148 değişik iş sayılı yakalama kararına rağmen savunmasının alınamadığı nazara alındığında,
5271 sayılı Kanun’un 174/4. maddesinde “Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.” şeklinde yer alan düzenleme karşısında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca söz konusu iddianamenin 17/01/2019 tarihli iade kararı üzerine belirtilen eksiklikler giderildikten sonra yeniden tanzim edilmesi sonrası İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesince ilk iade kararında yer almayan farklı bir gerekçe olan “sahte çeklerin şüpheli tarafından kullanılarak bankaya ibraz edildiğine ilişkin tespitin yapılabilmesi için çekleri bankaya ibraz eden kişinin teslim ettiğine dair evrak asıllarının bankadan getirtilerek belgedeki imzanın şüphelinin eli ürünü olup olmadığına ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği” nedenine dayalı olarak iade edildiği somut olayda, belirtilen mevzuat hükmü gereğince mahkemesince ilk iade nedeninden farklı bir gerekçeyle iddianamenin iadesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,

Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/02/2021 tarihli ve 2021/394 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde merciince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 01/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.