Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/5388 E. 2021/17433 K. 25.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5388
KARAR NO : 2021/17433
KARAR TARİHİ : 25.10.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hükümlü veya tutukluların ayaklanması
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat, temyiz isteminin reddi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçundan kurulan beraat hükümlerini temyiz ettiği, sanıklar …, …, …, …, …, … ve …’ın ise haklarında kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz ettikleri, ayrıca sanık …’ün temyiz isteminin reddine dair kararı temyiz ettiği; sanıklar …, … ve … hakkında kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik herhangi bir temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmakla; temyizin kapsamının sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçundan kurulan beraat hükümleri ile sanıklar …, …, …, …, …, … ve …’ın ise haklarında kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ve sanık …’ün temyiz isteminin reddine dair karar ile sınırlı olduğu belirlenerek ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat” başlıklı 16. maddesinde, kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğin, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılacağı düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 20. maddesinde; “13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir.” ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 29. maddesinde “21, 22, 23, 25, 26 ve 27 nci maddelerde yazılı kişiler, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazar. Tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattırır ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana verir. Bu kişiler, tebliğ evrakını kabule mecburdurlar.” hükümlerine yer verilmiştir. Somut olayda, sanık …’ün yokluğunda verilen hükmün sanığın bilinen son adresine tebliğe çıkartıldığı ve 14/02/2020 tarihinde hiçbir açıklama yapılmaksızın ve şerh düşülmeksizin annesi Nebahat Kök imzasına tebliğ edildiği, muhatabın adreste bulunup bulunmadığının ve adreste bulunmuyor ise hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığının tebliğ evrakı üzerinde belirtilmediği, bu nedenle yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğu anlaşılmakla; sanık …’ün öğrenme üzerine verdiği 06/03/2020 tarihli temyiz istemi süresinde olduğundan, sanığın temyiz isteminin reddine dair 13/03/2020 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
1- Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıkların temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-b maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıkların temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2- Sanık … hakkında hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.10.2012 tarihli, 2011/777 Esas ve 2012/1819 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere önceki kararı temyiz etmeyen veya temyiz talebi reddedilen sanığın sonraki hükmü temyiz edemeyeceğine ilişkin ilke ve kabuller karşısında; Dinar Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2018 tarihli, 2017/409 Esas ve 2018/70 Karar sayılı kararına yönelik diğer sanıkların istinaf talepleri üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi tarafından diğer sanıklar hakkında verilen lehe hükmün sanık …’a sirayetine karar verilerek eski hüküm kaldırılarak yeni hüküm kurulduğu, yeniden kurulan inceleme konusu hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminde bulunduğu ancak sirayet nedeniyle verilen hüküm temyiz edilemez olduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 280/3. maddesi gereği lehe bozmadan sirayet nedeniyle yararlanan sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
3- Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıkların temyiz istemleri ile sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince kasten yaralama suçundan neticeten (5 kez) 2 ay 15 gün, hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçundan ise 5 ay hapis cezaları verildiği; istinaf istemi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 22/01/2020 tarihli karar ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kasten yaralama suçu bakımından suç vasfı değiştirilerek sanıkların görevi yaptırmamak için direnme suçundan neticeten 12 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçundan ise sanıkların beraatlerine karar verilmesi nedeniyle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 22/01/2020 tarihli kararı ile sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan 12 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin hükümler ile hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçundan verilen sanıkların beraatlerine ilişkin kararın temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
a) Sanıklar … ve … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıkların temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık …’un 28/01/2020 tarihli ve sanık …’ın 27/02/2020 tarihli temyiz dilekçelerinde herhangi bir sebep göstermediklerinin anlaşılması karşısında, sanıkların temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
b) Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıkların temyiz istemleri ile sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanıkların temyiz istemlerinin, atılı suçu işlemedikleri halde cezalandırıldıklarına, lehlerine olan yasa maddelerinin uygulanmadığına, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ise sanıklara atılı hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçunun unsurları oluştuğu halde sanıklar hakkında beraat kararı verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında ilk derece mahkemesi hükümleri kaldırılarak görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinde ve hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçundan kurulan beraat hükümlerinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıkların ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile hükümlerin ONANMASINA, 25/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.