YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11115
KARAR NO : 2021/8437
KARAR TARİHİ : 13.10.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
Sanık …’in … Barosu’na kayıtlı avukat olduğu, katılan …’nin vekili olarak Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/262 Esas sayılı dosyasını takip ederken katılan tarafından … 4. Noterliğince düzenlenen 29/01/2010 tarihli azilname ile azledildiği, azilnamenin sanığa 02/02/2010 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen katılanla aralarında düzenlemiş oldukları avukatlık ücret sözleşmesine “Mahkemece takdir edilen vekalet ücreti tamamen avukata aittir.03.11.2009” şeklinde ekleme yapıp katılanın imzasının taklit ettiği veya ettirdiği ibareyi sonradan ekleyerek katılan ile aralarındaki anlaşmaya uygun hareket ettiği izlenmini uyandırmaya çalışmak suretiyle atılı özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilen kamu davasında;
1)Sanık hakkında, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27/08/2012 tarih ve 2012/4835 Esas sayılı son soruşturma açılmasına karar verilmesi talepli iddianamede “Müvekkili müşteki ile arasında düzenlediği 10/02/2009 tarihli yazılı avukatlık ücret sözleşmesinin ikinci sayfasının altına “mahkemece takdir edilen vekalet ücreti tamamen avukata aittir.03/11/2009″ şeklindeki müştekinin imzasını taklit ettiği veya ettirdiği ibareyi sonradan ekleyerek, müşteki ile aralarındaki anlaşmaya uygun hareket ettiği izlenimini uyandırmaya çalıştığı” anlatımına yer verilmiş olduğu, bu iddianameye istinaden Sakarya Ağır Ceza Mahkemesince son soruşturma açılmasına karar verildiği, sanığın atılı eylemi nedeniyle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/35 Esas ve 2014/265 Karar sayılı dosyasında yargılandığı ve sanığın eyleminin görevi kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu kabul edilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmiş olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla, her iki iddianame anlatımları nazara alınarak Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 30/01/2015 tarih ve 2015/703 Esas sayılı iddianamesi ile açılan iş bu davanın mükerrer nitelikte olup olmadığının gerekçeli kararda tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Suça konu belgede, 03.11.2009 tarihli ekleme altındaki katılan adına atılan imzanın katılana aidiyeti hususunda Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması,
3) Suça konu belge, sanık tarafından 17/02/2011 tarihinde açılan itirazın iptali davasında, dava dilekçesine ekli olarak kullanıldığından 17/02/2011 olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında “03.11.2009” şeklinde yanlış yazılması,
Yasaya aykırı, sanık ve katılanın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 13,10,2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.