Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1297 E. 2021/6635 K. 12.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1297
KARAR NO : 2021/6635
KARAR TARİHİ : 12.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını, yapılan araştırmada borçlunun fiziki engelli olan oğlu diğer davalı … adına … plakalı araç olduğunu tesbit ettiklerini, davalı …’ın bu aracı alabilecek durumu olmadığını satış bedelinin borçlu tarafından karşılandığını belirterek, bu tasarrufun mal kaçırma amacı ile yapıldığından iptalini talep etmiştir.
Mahkemenin davanın reddine ilişkin ilk kararı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 03.11.2014 tarih 2013/6147 Esas 2014/14975 Karar sayılı ilamı ile tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklının açacağı, somut olayda, üzere 04.02.2009 tarihinde 99.997,00 YTL üzerinden başlatılan takip kesinleştiği, borçlunun adresinde yapılan 20.04.2009 tarihli haciz sırasında hacze kabil mal olmadığının belirlendiği, icra dosyasına göre borcu karşılayacak değerde malı olmadığından aciz halinin varlığının kabulü gerektği, öte yandan, açılan davanın inaçlı işlem değil nam-ı müstear hukuki sebebine dayalı olduğu, bu nedenle, dava konusu aracın borçlu tarafından mal kaçırma amacı ile davalı oğlu adına alınıp alınmadığının araştırılması için, öncelikle taşınmazla ilgili tasarrufun iptali dosyasının getirtilerek, davanın kabul edilip edilmediği alacağın bu dava ile karşılanıp karşılanmadığı araştırılıp, dava konusu aracın alımı ile ilgili olarak davalıların iddialarını teyid eden belgelerin bulunup bulunmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece, dava konusu aracın davalı borçlu tarafından diğer davalı olan oğluna alındığına dair dosyada delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 277 maddesine dayalı olarak açılan nam-ı müsteair niteliğindeki işlemin iptali istemine ilişkindir.
Nam-ı müstear, adını herhangi bir nedenle gizli tutmak isteyen bir kişinin, sözleşmeyi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır. Tasarrufun iptali veya BK’nun 19.maddesine göre açılan davalar yönünden ise alacaklıdan mal kaçırmak isteyen borçlunun kendi adını gizli tutarak hukuki işlemi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır. Bu tür
işlemlerin İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak iptali istenilerek davacı alacaklının alacağına kavuşması sağlanır. İşlemin nam-ı müstear olarak gerçekleştiğini ispat külfeti davacıya aittir.
Somut olayda, davacı 06.01.2001 tarihinde borçlunun yaptığı haksız eylem nedeni ile felç kaldığını, bu eylem nedeni ile açılan tazminat alacağının tahsili için takip yaptığını, dava konusu aracın 29.03.2011 tarihinde borçlunun parası ile oğlu adına alındığını, davalı …’ın bu aracı alım gücü olmadığını, borçluya ait… ve…ların satış parası ile borçlu tarafından alındığını iddia etmiştir.
Bu halde, mahkemece aracın alındığı 29.03.2011 tarihi itibari ile davalı …’ın gelir durumu, aldığı maaş, aracın o tarihteki değeri ve … ve… borçlu ve kızı adına olan bu araçların hangi tarihte, hangi bedel ile satıldıkları araştırılarak, dava konusu aracın kimin geliri ile alınabileceği tesbit edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.