Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/10626 E. 2021/14111 K. 15.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10626
KARAR NO : 2021/14111
KARAR TARİHİ : 15.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I)Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 2009/13-12 Esas, Karar sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun’un 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere, temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE karar verilmiştir.
II)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, katılan sanıklar … ve … hakkındaki hakaret suçundan katılan sanıkların hakaret eylemini haksız fiile tepki olarak işlediği kabul edilerek hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, sanık …’in …’ı kasten yaralama, …’i kasten basit yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç nitelikleri tayin edilmiş, cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, kurulan hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan sanık …, katılan suça sürüklenen çocuk … ve sanık … müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
A)Katılan sanıklar … ve … hakkındaki hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, katılan sanıkların hakaret eylemini haksız fiile tepki olarak işlediği kabul edilerek hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B)Katılan suça sürüklenen çocuk … hakkındaki hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Katılan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun gerektirdiği cezaların türü ve üst haddine göre, zamanaşımını kesen son işlem savunmasının alındığı 13.10.2014 tarihi ile inceleme tarihi arasında, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen “5 yıl 4 aylık” olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle katılan suça sürüklenen çocuk müdafiinin hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
C)Sanık … hakkındaki …’ı kasten yaralama ve …’i kasten basit yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
1)Sanık hakkında …’i kasten basit yaralamadan kurulan hüküm yönünden; sanığın katılan …’a karşı işlediği kasten yaralama suçunun uzlaşma kapsamında bulunmaması ve 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi uyarınca katılan …’e karşı işlediği kasten basit yaralama suçunun katılan …’a yönelik suçla birlikte işlenmesi nedeniyle, sanığın üzerine atılı suçların tamamının uzlaşma kapsamında bulunmadığı anlaşılmış ise de; 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin 2. cümlesinin 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı farklı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşmanın mümkün olabileceği hükmünün de getirilmiş olması karşısında, CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, sanığın katılan …’e yönelik kasten yaralama suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile katılan … arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
2)Sanık hakkında …’ı kasten yaralamadan kurulan hüküm yönünden;
a)Katılan …’ın adli raporuna göre kemik kırığının hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun kabul edilmesine göre, 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre cezanın yarısına kadar artırılabileceğinin öngörülmesi, adli tıp kriterlerinde de kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması karşısında, 5237 sayılı
TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi dikkate alınarak asgari oranda bir artırım yapılması gerekirken, 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde (1/4) oranında artırım yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
b)Dosya kapsamına göre, ilk haksız hareket hareketin kimden geldiğinin belirlenemediği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indirimi uygulanırken, TCK’nin 3. maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi gereğince asgari (1/4) oranda indirim yapılması gerekirken, (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
c)Katılan …’ı kasten yaralamadan kurulan hükümde; kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53/4. maddesi uyarınca TCK’nin 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3)Sanık hakkında Bozan’a karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/3, 29/1, 62, 53/1. maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, Abdullah’a karşı kasten basit yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 58/3, 29/1, 62. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği halde erteleme nedeniyle makul sürede denetim süresi belirlenmesi gerekirken Bozan’ı yaralamadan 3 yıl, Abdullah’ı yaralamadan 2 yıl olarak denetim süresi belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesine göre sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 15.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.