Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2021/167 E. 2021/5113 K. 17.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/167
KARAR NO : 2021/5113
KARAR TARİHİ : 17.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıklar hakkında ayrı ayrı; TCK’nın 157/1, 35/2, 62/1, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince mahkûmiyet

Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkûmiyetine ilişkin hükümler, sanık … ve müdafii ile sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararda suç isminin “nitelikli dolandırıcılık” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıkların katılanı telefonla arayarak kendilerini polis ve Cumhuriyet savcısı olarak tanıttıkları, katılanı terör örgütüne aktarım yapıldığına inandırdıktan sonra, onların yakalanması konusunda para ve altın vermeye ikna ettikleri ve teslim için sözleşilen yerde polisler tarafından yakalandıkları, bu suretle atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Sanıkların kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtması karşısında eylemlerinin hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında kaldığı ve delillerin takdiri ile değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu anlaşılmış ise de; halen geçerliliğini sürdüren 10/06/1942 gün 26-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09/05/2017 gün ve 2014/469 Esas, 2017/260 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere merci tayini kararları kesin olup, tekrar değerlendirme konusu yapılamayacağı, somut olaya ilişkin yapılan yargılama sırasında da, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi ile Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesi arasında çıkan görev uyuşmazlığı sonucunda, Yargıtay 5. CD’nin 19/10/2015 tarih ve 2015/9639 – 15251 sayılı ilamıyla Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği belirlendiğinden, bu kapsamda yapılan incelemede;
Suç tarihinde 5237 sayılı TCK’nın 158/1-L maddesinin yürürlükte bulunmaması nedeniyle eylemin sanıklar lehine olan aynı sayılı TCK’nın 157/1 maddesi kapsamında kaldığı dikkate alınarak, sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafii ile sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 17/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.