Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/30516 E. 2012/20840 K. 01.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/30516
KARAR NO : 2012/20840
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın soruşturma aşamasında yol uygulaması sırasında yakalandığında kendisini … olarak tanıttığı, bu kimlik bilgisi ile … Cezaevine girdiği, hakkında iddianame düzenlendiği ve savunmasının alındığı, yargılama devam ederken sanığın amcası olduğunu beyan eden …’ın 31.05.2001 tarihli dilekçesi ile sanığın adının … olduğunu bildirdiği, dosya içerisinde üzerinde fotoğraf ve Arapça yazılar bulunan tercümesi yaptırılmamış kimlik belgesinin bırakıldığı; mahkemenin bunun üzerine iddianamede yer alan Hacı Şahin kimliğini … olarak düzelttirip hüküm kurduğu anlaşılmışsa da; sanığa ait olduğu iddia edilen kimliğin tercümesi yaptırılmadan, bu kimlik bilgilerine göre nüfus ve adli sicil kaydı getirtilip sanığın açık kimliği duruşmada tespit edilmeden 5271 sayılı CMK’nın 191/3-a maddesine aykırı davranılması; ayrıca sanık …’in tamamen ayrı bir kişi olduğunun anlaşılması karşısında, hakkında suç duyurusunda bulunulup, dava açılması halinde her iki davanın birleştirilerek, birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması;
2- Adli sicil kaydı dosya içerisine alındıktan sonra, suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı bulunmaması durumunda hakkında belirlenen cezanın iki yıldan az olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
3- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların
birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 01.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.