YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1857
KARAR NO : 2021/14430
KARAR TARİHİ : 28.09.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, suç örgütüne üye olmak.
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; hükmolunan ceza miktarına göre 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince duruşmasız olarak yapılmasına karar verilerek;
Bozmanın sirayeti sebebiyle mahkemesince kurulan hükmün sanık … tarafından temyiz edilip edilemeyeceği ön sorun olarak incelenmiştir.
Adil yargılanma hakkının en önemli başlıklarından birini oluşturan savunma hakkı, temel bir insanlık hakkı olarak İHAS 6. ve 2709 sayılı Anayasa’mızın 36. maddeleriyle 5271 sayılı CMK’nın çeşitli hükümlerinde güvence altına alınmıştır.
Kanun yoluna başvurma hakkı da, savunma hakkının en önemli bölümlerinden birini oluşturmaktadır.
Kanun yoluna başvurma hakkı, aynı zamanda hak arama özgürlüğü ile erişim hakkının da önemli alt başlıklarından birisidir.
Öte yandan; 7 No.’lu Ek Protokolün “Cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkı” başlıklı 2. maddesi uyarınca; kural olarak herkes aleyhine verilen mahkumiyet hükmünü yüksek bir mahkemede yeniden inceletebilme hakkına sahiptir.
CMK’nın 267. maddesi uyarınca, hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı itiraz kanun yoluna gidilebilir.
Aynı Kanun’un 272 ve devamı maddeleri uyarınca, (Suçluların iadesi ile 5320 sayılı CMK’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8. maddesinde belirtilen istisnalar dışında) ilk derece mahkemesinden verilen bütün nihai kararlar yâni hükümler, kural olarak istinaf kanun yolu denetimine tâbidir.
(CMK’nın 272/3. maddesinde belirtilen istisna kapsamında kalan hükümler ise; kesindir.)
CMK’nın 286/1. maddesi uyarınca, istinaf mahkemesinin verdiği bozma dışındaki kararlar ile aynı maddenin 2. ve 3. fıkrası kapsamında belirtilen istisnalar dışındaki bütün istinaf mahkemesi kararları temyiz kanun yolu denetimine tabidirler.
CMK’nın 306. (1412 sayılı CMUK’nın 325) maddesi uyarınca, hüküm sanık lehine bozulmuşsa ve bu hususların temyiz isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa, bu sanıklar da temyiz isteminde bulunmuşçasına hükmün bozulmasından yararlanırlar.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 21.05.2019 ve 171-453 sayılı kararında da belirtildiği üzere; önceki hükmü temyiz etmeyen sanığın sirayet üzerine verilen kararı temyiz edilemiyeceği görüşündedir.
Dairemiz ise; yukarıda açıklanan gerekçeler ile Any. m. 36, AİHS m. 6, (7) No.’lu Ek Protokol m. 2/1, 5320 sayılı Kanunun m. 8/1 ve 5271 sayılı CMK’nın m. 306, 260 ve devamı hükümleri uyarınca önceki hükmü temyiz etmeyen sanığın sonradan verilen hükmü temyiz edebileceğini kabul etmektedir.
Nihayet Anayasa’mız ve AİHS hükümlerine göre hak ve özgürlükler asıl, kısıtlamalar ise istisnadır. Sınırlama ve kısıtlamalar ise; belli koşularda ve ancak kanunla yapılabilir. Hak arama özgürlüğü ve erişim hakkı kapsamında olduğu tartışmasız olan kanun yoluna başvurma hakkının içtihat yoluyla daraltılması, somut olayda olduğu gibi temyiz hakkının kullanılmasının engellenmesi, 5271 sayılı CMK’nın 289 (1)-h maddesi bağlamında hukuka kesin aykırılık hâlidir.
Bu itibarla hakkında katılan …’a yönelik yaralama suçundan önceki hükmü temyiz etmeyen sanık …’ın bozma sonrası kurulan hükmü temyiz edebileceği değerlendirilerek yapılan temyiz incelemesinde;
I-Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik sanık … müdafiinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık hakkında … 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 25/04/2012 günlü, 2007/105 Esas, 2012/81 Karar sayılı mahkumiyet hükmü, sanığa usulüne uygun tebliğe rağmen temyiz edilmediğinden ve mahkumiyet hükmü kesinleştiğinden, daha sonra sanık hakkında tekrar yargılama yapılarak mahkumiyet hükmü kurulması yok hükmünde olduğundan, sanık müdafinin temyiz itirazının incelenmeksizin İADESİNE,
II-Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan … vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek, örgüte üye olmak ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından doğrudan zarar görmediği ve görme olasılığı da bulunmadığından ve temyiz hakkı sağlamayacağından, katılan … Karaaslan vekilinin temyiz istemlerinin 5230 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
III-Sanıklar … ve … hakkında katılan … yönelik yaralama; sanık … hakkında müşteki …’a yönelik nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulaması yönünden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararın ve 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 10. maddesinin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Müşteki …’ın aşamalardaki beyanlarına göre, olay günü sanık … yanında açık kimlikleri tespit edilemeyen …, … ve … ile birlikte müşteki …’ı önce dernek gibi bir yerde sonrada … adındaki şahsın evinin kömürlüğüne götürüp uzun demir parçalarıyla dövmek suretiyle zorla dershanesinin devrini aldıklarının anlaşılması karşısında, sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 149/1. madde ve fıkrasının (c) bendinin yanı sıra (a) ve (d) bentlerinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre, sanıklar …, …, … müdafiilerinin ve katılan … Karaaslan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 28.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.