YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6095
KARAR NO : 2012/13223
KARAR TARİHİ : 05.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıkların mağdurlar … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 492/1-son maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun aynı Yasanın 102/4. maddesine göre 5 yıllık dava zamanaşımına bağlı olup sanıkların hükümlülüğüne karar verildiği 14.09.2006 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadan bu sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B- Sanıkların müştekiler … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların olay tarihinde müştekilerin ikametine açık olan balkon kapısından girerek içeriden bir kısım para ve eşya ile birlikte müştekilere ait araçların anahtarlarını alarak, her iki aracı da çalıştırıp götürmek şeklinde gerçekleşen eylemlerinin 765 sayılı TCK’nın 493/2, 522 (pek fahiş), sanık … için 81/2-3. maddeleriyle 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/2-d, 53. uzlaşma olanağı sağlandıktan sonra 116/1, 119/1-c, 53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- İddianamedeki olayların anlatım biçimi ve uygulanması istenen yasa maddelerine göre; sanık … hakkında, yakınanlar … ve …’a karşı işlenen suçlardan 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
3- Eylemin geceleyin işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu, karar yerinde açıklanıp gösterilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
4- Mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesindeki bazı haklarların yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5- 5237 sayılı TCK’nın da cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasını öngördüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine toplanmalarına karar verilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
6- CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanıklar hakkında CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine, 05.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.