YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11653
KARAR NO : 2012/14947
KARAR TARİHİ : 25.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık, kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık hakkına kişi hüviyet ve sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK’nın 343/2. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımının, sanık hakkında hükümlülük kararının verildiği 26/06/2006 ile inceleme tarihleri arasında geçmiş bulunması ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmamış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 (pek fahiş) maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın olay tarihinde müştekinin evine kapı kilidini sert bir cisim ile zorlayarak kırmak suretiyle
girip işlediği hırsızlık suçunun, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesinde belirtildiği şekilde kapı kilidinin taklit anahtar veya diğer bir aletle kilit açmak suretiyle gerçekleştirilmediği, kilidin kırılarak açılması söz konusu olduğundan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunu yanında aynı Yasanın 116/1 maddesine uyan konut dokunulmazlığını ihlal ve 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları yönünden uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
2-Gerekçeli karar başlığında, suç tarihinin 02/07/2003 tarihi yerine, 02/07/2004 olarak yazılması,
Kabule göre de;
Özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüğüne karar verilen sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53. maddesi ile uygulama yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 25/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.