YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17770
KARAR NO : 2012/22819
KARAR TARİHİ : 05.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarah hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.12.2011 gün, 2011/2-281 2011/285 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanık hakkında uygulanması istenen bir indirim hükmünün sanık aleyhine olacak şekilde uygulanmaması sanığa ek savunma hakkı verilmesini gerektirmediğinden, tebliğnamede yer alan ve sanık hakkında 765 sayılı Yasanın 522. uygulanması istendiği halde 5271 sayılı Yasanın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan anılan maddenin uygulanmadığına değinen bozma istemli düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın olay tarihinde ihbar üzerine gelen kolluk tarafından işyerinde yakalandığı, sanığın yanında bulunduğu bildirilen ve kimliği tespit edilemeyen arkadaşının kaçtığı, eylem sırasında hazırlanan sigaraların siyah poşet içerisinde işyerinde bulunduğu ve müştekinin bunlar dışında suça konu eşyasının bulunmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin tam teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek cezasından 765 sayılı TCK’nın 62.maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1, 62, 81/2-3 maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1, 35/2 ve 53 maddelerine uyan hırsızlık suçunu yanında aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c ve 53 maddelerine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu, geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden 5560 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde
öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma imkanı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.