YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8937
KARAR NO : 2021/28040
KARAR TARİHİ : 29.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
K A R A R
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, temyiz dilekçeleri içeriğinden yalnızca sanık sıfatıyla temyiz talebinde bulunulduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunulduğu işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanıklar … ve … hakkında hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümler yönünden;
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik, sanıklar … ve …’in temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B-Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama ile sanık … hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık … hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden;
6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlendiği ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı, kasten yaralama suçunun ise, suç tarihi itibarıyla 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, kasten yaralama suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Aynı yargı çevresinde başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığın bağışık tutulma talebi bulunmaması karşısında, hükmün açıklandığı 11/12/2014 tarihli son oturumda duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
3-Tüm sanıklar hakkında kurulan hükümler yönünden ise;
a-17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
b-TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalktığının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar …, … ve …’ın temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.