YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15539
KARAR NO : 2012/21557
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların sahibi oldukları taşınmaz üzerinde yapılan binanın denetimi için 16.04.2004 tarihinde kendileri ile davalı arsa sahipleri arasında yapı denetim hizmet sözleşmesi akdedildiğini, edimlerini yerine getirdiklerini fakat dava konusu yapının beş yıl içinde bitirilmemesi sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmenin 16.04.2009 tarihinde sona erdiğini, sözleşme bedelinin ödenmediğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 10.000 Tl’nın tahsilini istemiştir.
Davalılar, kendilerinin inşaat yapılması hususunda müteahhit ile sözleşme yaptıklarını bu sözleşmenin 15.maddesinde Yapı Denetiminin ve masraflarının müteahhit tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalılar ile müteahhit arasında yapılan inşaat sözleşmesinin 15. Maddesine göre Yapı Denetimi harçlarının müteahhit tarafından ödeneceği, Yapı Denetim sözleşmesinin müteahhit tarafından imzalandığı davalıların sorumlu olmayacağı davacının alacağını dava dışı müteahhitten isteyebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki davada davalılar ile yapılan sözleşme uyarınca hizmeti ifa ettiklerini belirterek kararlaştırılan ücretin tahsilini istemiş, davalılar ise inşaat sözleşmesi 2012/15539-21557
ile bu yükümlülüğün müteahhide ait olduğunu savunmuşlardır. Mahkemece, Yapı Denetimi sözleşmesinin müteahhit tarafından imzalanmış olduğu, inşaat sözleşmesine göre yükümlülüğün müteahhide verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 5. maddesinde, yapı denetim hizmet sözleşmelerinin yapı sahibi ile denetim kuruluşu arasında akdedileceği hükme bağlanmış, bahsi geçen kanuna dayanılarak çıkarılan Yapı Denetimi Uygulama yönetmeliğinin 8. maddesinin 1 numaralı bendinde de yapı sahibinin, yapı denetimi hizmet sözleşmesini bizzat veya hukuken temsile yetkili vekili aracılığı ile imzalamak zorunda olduğu belirtilmiş bulunmaktadır. Yukarıda bahsi geçen yasal mevzuat uyarınca, yapının denetimi için yapı denetim kuruluşu ile hizmet sözleşmesinin imzalanması zorunluluğunun bulunduğu ve sözleşmeninde bizzat veya hukuken temsili yetkili vekil aracılığıyla yapı sahipleri tarafından imzalanması gerektiği anlaşılmaktadır. Davalılar, yapı denetimi hizmetinin davacı dışında başka bir firma tarafından yerine getirildiğini iddia ve ispat etmedikleri gibi, dosyada bulunan sözleşmeye davalıların taraf olduğu Recep Temeloğlu’nun davalılara vekaleten bu sözleşmeyi imzaladığı, bu sözleşmeye görede davacının hizmet verdiği görülmektedir. Hal böyle olunca, davalıların sözleşmeye taraf olduklarının ve davacının ücret talep etmeye hakkının bulunduğunun kabulü gerekir.Mahkemece, yukarıda açıklandığı üzere arsa sahibi olan davalıların sözleşmeye taraf oldukları kabul edilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde davanın reddine karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.