Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/471 E. 2021/18834 K. 09.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/471
KARAR NO : 2021/18834
KARAR TARİHİ : 09.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, resmi belgede sahtecilik, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 204/1 ve 267/1 maddelerinde tanımlanan resmi belgede sahtecilik, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçları için öngörülen cezanın üst sınırlarına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4. maddelerine göre hesaplanan 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 30/12/2011 tarihi itibariyle durduğu ve sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 20/04/2012 günü yeniden işlemeye başladığı nazara alındığında, suçun işlendiği 17/11/2006 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içerisinde mevcut tutanaklara göre olayın, saat 18.15-18.30 sıralarında gerçekleştiği UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde gece vaktinin 17.10’da başladığının ve bu suretle atılı hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin,Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarih ve 2012/1247 Esas ve 2012/1842 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinde düzenlenen “suçun gece vakti işlenmesi”nin, suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli halleri olması nedeniyle aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, TCK’nın 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre zamanaşımının dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın, 21/05/2008 tarihli oturumda fotokopi niteliğindeki Gülhane Askeri Tıp Hastanesi’nin 01/02/2008 tarihli raporunu ibraz ettiği, ilgili raporda sanığın kronik psikotik bozukluğunun olması nedeniyle askerliğe elverişli olmadığının belirtildiği, bunun üzerine mahkemece sanığın suç tarihinde akıl hastalığının bulunup bulunmadığının tespiti için Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesine sevkinin sağlandığı, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesinin 24.10.2008 tarihli raporunda sanığın suç tarihinde ve halen ceza sorumluluğunu etkileyebilecek bir hastalığının bulunup bulunmadığı konusunda net bir karar verilemediğinin belirtildiği, bunun üzerine ara kararda sanığın Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastenesine sevkinin istendiği ancak sanığın duruşmalara katılmaması, bulunamaması nedeniyle rapor alınamadığı ve Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastenesine ait sanığın 07/07/2001 tarihli eylemi nedeniyle düzenlenen 10/07/2008 tarihli sağlık kurulu raporunda cezai ehliyetinin tam olduğuna ilişkin raporuna dayanılarak bu ara karardan vazgeçildiğinin anlaşılması karşısında raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilmesi bakımından Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi veya Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden sanığın suç tarihi itibariyle üzerine atılı hırsızlık fiillinin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalma olup olmadığı konusunda rapor alınarak her iki rapor arasındaki çelişki giderilmek suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 09/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.