YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1562
KARAR NO : 2012/3412
KARAR TARİHİ : 16.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Olay öncesinde bakkal işleten sanık …’un diğer sanıkların çalacakları eşyaları satın alacağını söyleyerek ve suç eşyalarını taşıyacakları aracın temini konusunda yardımcı olması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 38/1. maddesi atfıyla 37/1. maddesi uyarınca suçu doğrudan işleyenlere verilecek ceza ile cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008, 647/43 ve 23.03.2004, 41/70 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 38/1. maddesi ile uygulama yapılması yerine uygulama yeri olmayan yasanın 39/1 maddesinin yerel mahkemece uygulanmış olması sebebiyle, ceza 2 yıl 3 ay hapis olarak belirlenmiş ve 62/1. maddesinin uygulanması ile de 1 yıl 10 ay 15 gün olarak bulunmuş ve hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın geçici madde: 1/1.fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilirlik sınırları içerisine girmiş ise de; sanığın sabit kabul edilen eyleminin asıl cezası diğer sanıklara verilen ceza olan 3yıl 9 ay olacağından ve aksi hal sanığın; önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından, hükmolunması gereken ceza miktarı itibariyle, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına olanak bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1 -c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK’nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmeyerek sanıklar … ve … hakkında anılan madde ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK 53. maddesinin” uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak, yerine “53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlelerinin eklenmesi, ayrıca sanıklar … ve … hakkındaki hüküm fıkrasında bulunan cezanın infazı sırasında 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün karardan çıkartılması suretiyle, sanık … yönünden eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.02.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.