Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13107 E. 2021/11098 K. 09.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13107
KARAR NO : 2021/11098
KARAR TARİHİ : 09.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı … İdaresi ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sonucu, … İli … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 106 ada 9 parsel sayılı 264,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe vasfıyla Hazine adına tesbit ve tescil edilmiş olup, beyanlar hanesinde, “bahçe ve üzerindeki binanın 2001 yılından beri …’un fiilî kullanımında olduğu ve 2/B madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu” yönünde şerhler mevcuttur.
Davacı … İdaresi, çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan binanın bir kısmının orman sınırları içerisinde kaldığı iddiasıyla, tutanağın beyanlar hanesine bu hususun şerh verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, dava konusu kısmın kadastro tutanağına bağlanan bölümde olmadığı, tespit harici alanda kaldığı ve bu nedenle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle verilen dava dilekçesinin görev yönünden reddine ilişkin hüküm, davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.03.2017 tarih ve 2015/11754-2017/1731 Esas, Karar sayılı ilamıyla onanmıştır.
Görevsizlik kararına istinaden dava dosyasının gönderildiği Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, çekişmeli 106 ada 9 nolu parselin üzerinde bulunan binanın bilirkişilerin raporlarına ekli krokide “B” harfi ile gösterilen 77,74 m2lik bölümü ile üzerinde bulunan binanın “b” ile gösterilen 11,38 m2lik bölümünün orman sınırları içerisinde kaldığının tespiti ile bu hususun tapu kaydının beyanlar hanesinde şerh edilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı … İdaresi ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, hükümde belirtilen taşınmaz bölümlerinin orman sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; görevsizlik kararı uyarınca dava dosyasının gönderildiği Asliye Hukuk Mahkemesince yeniden keşif yapılmamış görevsiz kadastro mahkemesinde yapılan keşifle yetinilmiş olup, çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağındaki yüzölçümü 284,87 metrekare olarak tespit edildiği halde, tapu kaydında yüzölçümünün hangi nedenle 264,04 metrekare olarak yazıldığı, aradaki farkın neden kaynaklandığı belirlenmediği gibi, kadastro mahkemesinde yapılan keşif neticesinde sunulan bilirkişi raporlarında taşınmazın yüzölçümünün 284,87 metrekare olduğu kabul edilerek değerlendirme yapılmış olup, tespitten sonra taşınmazın çapının değişip değişmediği ve mevcut tapu kaydına göre taşınmazın tahdit hattı karşısındaki konumu belirlenmediğinden, çekişmeli taşınmazın orman sınırları içerisinde kalan bölümü yönünden tereddüt oluşmuştur.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazın yüzölçüm değişikliğinin neden kaynaklandığı araştırılarak, taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri dosyaya getirtildikten sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi kurulu ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde ve her bir çalışma farklı renklerle işaretlenerek gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise, çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişkiyi tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.