YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4292
KARAR NO : 2021/21698
KARAR TARİHİ : 25.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Tüm dosya kapsamından, mağdurun velayet hakkı olan ve birlikte yaşadığı babasının cezaevine girmesi üzerine, amcaları olan sanıkların, 18 yaşından küçük mağduru yalnız kalmaması için Karacasu İlçesi’nden, Umurlu İlçesi’ne götürüp bundan sonra orada kalmasını istedikleri, olay tarihinde ev eşyalarını nakliye kamyonuna yükledikleri sırada mağdurun, arkadaşları ile kalmak istediğini taşınmak istemediğini söylediği, bu sebeple mağdur ile sanıklar arasında tartışma çıkması üzerine mağdurun sanıklarla beraber gitmek zorunda kaldığı ancak mağdurun kısa bir süre sonra Karacasu İlçesi’ne geri dönerek arkadaşlarıyla birlikte kalmaya başladığı ve sanıklar hakkında şikayetçi olduğu, tanık olarak dinlenen mağdurun arkadaşlarının ve mağdurun alınan beyanlarından, olay esnasında mağdurun sanıklar tarafından darp edildiği anlaşılmış ise de; mağdur hakkında alınan adli raporda darp ve cebir izine rastlanılmadığı, mağdurun alınan savunmasında, olaydan 9 gün sonra Umurlu ilçesine babannesini görmeye gittiğinde amcaları ile tartışması üzerine şikayetçi olduğunu beyan ettiği yine hükümden sonra sunduğu 02.06.2015 tarihli dilekçesinde arkadaşları ile birlikte kalmak için şikayetçi olduğunu ancak kalacak yeri olmadığından sonradan kendisinin de Umurlu ilçesine dedesinin yanına taşındığını ifade ettiği, mağdurun velayet hakkı olan babasının cezaevine girmesinden dolayı yaşı küçük mağduru gözetmek amacıyla hareket eden sanıkların, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma kastıyla hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetlerine yeter, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden atılı suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Kasten yaralama suçunun, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu ve ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği cihetle; 5237 sayılı Kanunun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK’nın 109/2, 109/3-d maddeleri gereğince sanıklar hakkında tek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eylem bölünerek sanıklar hakkında yaralama suçundan da ayrıca karar verilmesi suretiyle CMK’nin 225/1. maddesine muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.