YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6352
KARAR NO : 2021/16449
KARAR TARİHİ : 06.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM :Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dosya içinde bulunan 06.08.2013 tarihli tutanakta; tanık …’in yetkilisi bulunduğu kargo şubesine teslim edilen, sanığın göndericisi olduğu 21 adet zeytin tenekesi içerisinde yapılan aramada toplam 1.030 paket bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği olayda; sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında, suça konu sigaraları kargo ile göndermediğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemesi, Erzurum Emniyet Müdürlüğü’nün uzmanlık raporunda kamera görüntülerinin çözünürlüğünün ve ortam ışığının düşük olması nedeniyle fotoğraftan teşhis yapılamadığının bildirilmesi ve tanık olarak dinlenilen …’in fotoğraftan teşhis yapamadığını beyan etmesi karşısında; kargoda alıcısı olarak tespit edilen ..l isimli kişinin çekinme hakkı hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi ve tanık …’in sanıkla yüzleştirilerek, suça konu sigaraların bulunduğu zeytin tenekelerini kargo şubesine teslim eden şahsın aynı kişi olup olmadığı sorularak, teşhis yaptırılmak suretiyle, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, dosya kapsamına uymayan yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması;
Kabule göre de;
1- Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. madde ve fıkralarının somut olaya uygulanarak, belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242
sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2- TCK’nun 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E. – 2015/85 K. sayılı kararı gözönünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.