YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2680
KARAR NO : 2012/15499
KARAR TARİHİ : 02.07.2012
Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda, akıl hastası olması sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 32/1. maddesi gereğince ceza tertibine yer olmadığına, başka bir suçtan dolayı …Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde yatarak koruma ve tedavi altında bulunduğundan koruma ve tedavi kararı verilmesine yer olmadığına dair … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2011 tarihli ve 2011/376 esas, 2011/518 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 16.01.2012 tarih ve 2011/365/2334 sayılı Kanun Yararına Bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2012 tarih ve 2012/28758 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Sanığın Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 12/07/2011 tarihli ve KT.l 1/533 sayılı raporu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 32. maddesinden istifade edebileceğinin belirlenmiş olması karşısında, anılan Kanun’un 32/1. maddesi gereğince hakkında ceza tertibine yer olmadığına karar verilen sanık hakkında aynı madde gereğince güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile, hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından sanık hakkında … 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 04.10.2011 gün ve 2011/376-518 sayılı, 5237 sayılı TCK’nın 32/1. maddesi uyarınca sanık hakkında ceza tertibine yer olmadığına dair kararın, CGK’nun 19.09.2006 gün ve 2006/199-188 sayılı kararı ile 12.10.2006 gün ve 2006/5714-8064 sayılı ilamında belirtildiği üzere, hükümdeki yasaya aykırılığın ceza ile ilgili olmayıp güvenlik tedbiri ile ilgili olduğundan, gerek olağan yasayolu denetiminde gerekse olağanüstü yasayolu denetiminde aleyhe bozma yasağı kapsamına konu olamayacağının bildirilmesi karşısında, adı geçen mahkeme kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı madde uyarınca ihbar yazısına konu eksiklik yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, mahkeme ilamının hüküm fıkrasına ” 5237 sayılı TCK’nın 32/1 ve 57. maddeleri gereğince sanığın toplum açısından tehlikeliliği ortadan kalkıncaya veya önemli ölçüde azalıncaya kadar, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınmasına ” fıkrasının eklenmesine, ancak, 5237 sayılı TCK sistematiğine göre suç adedince ceza öngörüldüğünden, mahkemece sanığa atılı suç sabit görülmesine rağmen sanığın cezai ehliyetinin bulunmamasından dolayı yazılı olduğu şekilde karar verilmesi karşısında, bu suçun sonucu olarak tedavi ve koruma tedbirine de karar verilmesi gerekirken, başka bir suç için bu yönde verilen karar ile yetinilmesi yerinde
görülmediğinden, keza kararın infazı sırasında koruma ve tedavi tedbirinin uygulanacağı kurum belirleneceğinden ve ayrıca, sanığın koruma ve tedavi amacıyla ne kadar süre ile güvenlik tedbirine tabi tutulacağının karar altına alınması hususları infazı kısıtlayacağından, hüküm fıkrasından ” sanık başka bir suçtan dolayı …Sağlığı ve Hastalıkları Hastenesinde yatarak koruma ve tedavi altında bulunduğundan yeniden koruma ve tedavi kararı verilmesine takdiren yer olmadığına, sanığın 2 yıl süre ile 6 ayda bir …Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine sevk edilerek kontrol altına alınmasına ” cümlelerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, karardaki diğer hususların aynen muhafazasına, hükmün bu şekliyle infazına, dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2012 günü oybirliği ile karar verildi.