YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9104
KARAR NO : 2012/8304
KARAR TARİHİ : 05.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Adet Gereği Açıkta Bırakılmış Eşya Hakkında Hırsızlık, kredi kartının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında kredi kartı kullanımı nedeniyle açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, ek savunma ile yetinilerek yazılı biçimde karar verilmesi,
2- 765 sayılı TCK hükümleri ile 5237 sayılı TCK hükümlerini karşılaştırarak sanığın lehine olan yasa tespit edilirken, evden çalınan eşyaların değeri tespit edilerek (kredi kartı ile yapılan harcamalar dahil edilmeden) 765 sayılı TCK’nın 522. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı gözetilmeden 5237 sayılı TCK’nın lehe olduğu belirtilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
3-5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b. maddesine uyan hırsızlığın yanında aynı yasanın 116/1 maddesindeki konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun düşünülmemesi,
4-Sanığın müştekinin zararının büyük kısmını giderdiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, kısmi iade olup olmadığının tespit edilmesi, kısmi iade tespit edildiği takdirde 168/4 maddesi gereğince müştekinin kısmi iadeye rıza gösterip göstermeyeceği belirlendikten sonra sanık hakkında uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-Sanığın müştekinin evinden çaldığı kredi kartı ile harcama yaptığının anlaşılması karşısında, eylemi 765 sayılı TCK’nın 503/1. maddesindeki suçu oluşturduğu halde aynı Yasanın 525/b-2. maddesi ile uygulama yapılması,
2-765 sayılı TCK hükümleri ile 5237 sayılı TCK hükümlerini karşılaştırarak sanığın lehine olan yasa tespit edilirken sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 245. maddesindeki suçu oluşturduğu kabul edilmesi gerekirken 244/4 olarak kabul edilip karşılaştırma yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 05.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.