Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/5460 E. 2012/10213 K. 02.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5460
KARAR NO : 2012/10213
KARAR TARİHİ : 02.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Mala Zarar Verme, İşyeri Dokunulmazlığını İhlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık …’ın katılan …’ya yönelik eylemi nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK.’nın 142/1-b, 143, 116/4 ve 151/1 maddelerinde tanımlanan hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarının gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1e ve 66/2 maddelerinde öngörülen 4 yıllık asli zamanaşımının, mahkumiyet tarihi olan 11.03.2008 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki katılana yönelik açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B- Sanıklar … ve …’ın müştekiler … ve …’ye’ye yönelik eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanıklar hakkında müşteki …’ya yönelik eylemleri nedeniyle gece vakti birden fazla kişiyle işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 25/1. maddesine aykırı olarak Cumhuriyet Savcısının duruşmada hazır bulunması ve bazı duruşma celselerinin CMK’nın 185 maddesine aykırı şekilde kapalı yerine açık yapılması, giderilmesi ve tekrarlanması olanağı bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların müşteki …’ya yönelik eylemleri nedeniyle başka yerlerden hırsızlıktan ihbar üzerine tespit edilip yakalandıklarında suçlarını ikrar ile henüz başvurusu bulunmayan müştekinin işyerinin önünden iki kasa toplam 48 adet dolu bira şişesini çalıp, bunlardan 40 tanesini sattıkları yeri gösterip biraların kollukça zaptedilmesini ve iadesini sağladıklarının ve yine aynı şekilde müşteki …’ye yönelik eylemleri nedeniyle ihbar üzerine tespit edilip yakalanan sanıkların bu suçlarını ikrar ile bir kısım malzemenin yerini gösterip iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında, kısmi iade nedeniyle müştekilere rızaları sorularak, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.’nın 168/4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanıkların müşteki …’nın işlettiği bina vasfındaki marketin duvarla çevrili eklentisi niteliğindeki market önünden biraları çalma eylemlerinin TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Müşteki …’ye yönelik eylem nedeniyle iddianamedeki olayın anlatım biçimi ve uygulanması istenen yasa maddelerine göre; sanık … hakkında, mala zarar verme suçundan 5271 sayılı CMK.’nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi, ek iddianamede düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında; hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden, sanığa ek savunma hakkı tanınarak bu suçtan da cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle dava konusu dışına çıkılarak 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
4-Özel kişi tarafından işletilmesine rağmen suç tarihinde gece vakti okul binası eklentisi içindeki kantin binası penceresini zarar vermek suretiyle açıp içeri giren sanıkların eylemlerinin TCK’nın 142/1-a, 143; 152/1-a ve 116/2-4 , 119/1-c maddelerine uyan suçları oluşturmasına rağmen yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.