YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4104
KARAR NO : 2021/20957
KARAR TARİHİ : 16.11.2021
İhbarname No : KYB – 2020/48006
Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan sanık …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 292/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Karacasu Asliye Ceza Mahkemesinin 06/04/2017 tarihli ve 2016/164 esas, 2017/99 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” hükmünün yer aldığı, dosya kapsamına göre, sanık …’ün, 05/05/2016 tarihinde işlemiş olduğu hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08/06/2016 tarihli ve 2016/4597 soruşturma, 2016/1867 esas ve 2016/1602 sayılı iddianame ile açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2017 tarihli ve 2016/431 esas, 2017/60 sayılı kararı ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilerek, anılan bu kararın 10/04/2017 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleşmiş bulunması karşısında, sanığın aynı eylemi sebebiyle Karacasu Cumhuriyet Başsavcılığının 15/06/2016 tarihli ve 2016/251 soruşturma, 2016/112 esas ve 2016/111 sayılı iddianamesi ile açılan mükerrer davanın, 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 04.05.2020 gün ve 2020/5338 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2020 gün ve KYB/2020-48006 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamına göre hükümlü …’ün 02.05.2016 tarihinde Karacasu K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Nazilli/Sultanhisar Açık Ceza İnfaz Kurumuna saat 17.32’de sevk edildiği, sanığın nakil izin belgesinde 03.05.2016 tarihinde saat 01.32’de teslim olması gerektiğinin bildirildiği ve imzasına tebliğ edildiği, ancak yasal süre içerisinde Sultanhisar Açık Ceza İnfaz Kurumuna teslim olmadığından bahisle Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 2016/1867 Esas sayılı iddianame ile açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2017 tarihli ve 2016/431 Esas, 2017/60 sayılı kararı ile sanığın anılan suçtan verilmiş olan 5 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının 10.04.2017 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği; aynı eylem sebebiyle Karacasu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/111 Esas sayılı iddianamesi ile açılan ve Karacasu Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2017 gün ve 2016/164-2017/99 Esas-Karar sayılı kararı ile verilen mahkumiyet kararının da istinaf edilmeden 16.05.2017 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında,
5271 sayılı CMK.nın 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir.” hükmünün yer aldığı, Ceza Genel Kurulu’nun 13.04.2010 tarih 2010/1-9 Esas, 2010/83 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; konusu ve tarafları aynı olan suçun iki ayrı davaya konu edilmesi halinde, daha sonradan düzenlenen iddianame ile açılan ikinci kamu davasının, aynı eylem nedeniyle açılan mükerrer dava niteliğinde olup açılan bu ikinci kamu davasının CMK.nın 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, kanun yararına bozma incelemesine konu edilen Karacasu Asliye Ceza Mahkemesince aynı fiil nedeniyle daha sonraki tarihli iddianameyle açılan mükerrer davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Karacasu Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2017 gün ve 2016/164-2017/99 Esas-Karar sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yürütülen mükerrer davanın, 5271 sayılı CMK’nın 223/7. maddesi uyarınca REDDİNE, hükümlü hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın kaldırılmasına ve infaz edilmemesine, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.