YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13541
KARAR NO : 2012/13654
KARAR TARİHİ : 11.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Kasıtlı suçtan hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yer alan hak yoksunluklarına hükmedilmemesi, mahkumiyetin kanuni sonucu olup infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükkerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde sanığın adli sicil kaydında yer alan hangi ilamın tekerrüre esas alınacağının karar yerinde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … Büte müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragrafta “uygulanmasına” ibaresinden sonra gelmek üzere “Sanığın adli sicil kaydında yer alan İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/11/2001 tarihli, 2001/774 Esas – 3351 Karar sayılı 6 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin ilamının tekerrüre esas alınmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince:
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı yasanın 142/2-d maddesi yerine yazım hatası sonucu 242/2-d maddesince yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Şartları oluşmamasına rağmen sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesi uyarınca indirim yapılması ,
3- Hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle kasıtlı suçtan hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki tüm bentlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
4- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükkerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde sanığın adli sicil kaydında yer alan hangi ilamın tekerrüre esas alınacağının karar yerinde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … Büte müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanık hakkında ceza süresi yönünden CMUK’un 326/son. maddesinin gözetilmesine, 11/06/2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.