YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/28836
KARAR NO : 2012/10330
KARAR TARİHİ : 03.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 günlü, 2008/89-58 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere, sonradan yürürlüğe giren Yasa nedeniyle yapılan uyarlama yargılamasının nisbi yargılamaya tabi olduğu, yeni Yasanın lehe sonuç doğurduğu saptandığında, sonraki Yasaya göre uygulama yapılması; 765 sayılı Yasa uyarınca verilip kesinleşmiş olan önceki hükmün hükümlü yararına olduğunun saptanması halinde ise, kesin hükmün müessiriyeti açısından önceki hükümde değişikliğe yer olmadığına ve kesinleşmiş olan önceki hükmün aynen korunmasına karar verilmesi gerektiği, uyarlama yargılaması sırasında tekrar yeniden hüküm kurulmak suretiyle 765 sayılı TCK’nın 81/2-3. maddesinin uygulanmayarak kesinleşen ilk hükümden farklı olarak sonuç cezanın 2 yıl 4 ay olarak belirlenmesi,
2- Hükümlünün olay günü gecesi şikayetçiye ait daire kapısının keşfen muhkem olmadığı saptanan üst pencere camını kırmak suretiyle buradan girerek eşya çalması şeklindeki eyleminde, hükümlü hakkında lehe yasanın belirlenmesi konusunda; 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 492/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda hükümlünün eyleminin, 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Kanun’un 116/1-4. maddesine uyan geceleyin konut dokunulmazlığını bozma ve yakınma bulunduğu için 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, bu suçların CMK’nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kurumu kapsamında kalması nedeniyle taraflar arasında uzlaşmanın sağlanıp sağlanmamasına göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde lehe yasa değerlendirmesi yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 03.05.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.