Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/649 E. 2012/10145 K. 02.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/649
KARAR NO : 2012/10145
KARAR TARİHİ : 02.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık … hakkında “Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma, Mala Zarar Verme” suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanığın dosyada bulunan sabıka kaydına göre, tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğunun gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Tebliğnamenin 2-a. bendinde belirtilen bozma gerekçesinin diğer sanık yönünden geçerli olması, … ve …’in BİM şirketini temsile yetkili olduklarını aşamalarda iddia etmeleri, aksi yönde bir iddianın da bulunmaması nedeniyle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık …’in temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında “Resmi Belgede Sahtecilik” suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın dosyada bulunan sabıka kaydına göre, tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğunun gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Suça konu sahte nüfus cüzdanının üzerindeki fotoğrafın sanık …’e ait olduğunun sanık tarafından da kabul edilmesi, yeterli ve gerekçeli İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 17.12.2010 tarihli Ekspertiz Raporu karşısında; suça konu belgede sahteliğin, aldatıcılık yeteneğinin bulunduğu kabul edilerek tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Adli emanetin 2010/385 sırasında kayıtlı sahteciliğe konu belgenin delil olarak dosyada saklanmasına karar verilmesi gerekirken müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında suç eşyalarının müsaderesine ilişkin bölümde “2010/385” kısmının çıkartılarak cümlenin sonuna “Adli emanetin 2010/385 sırasında kayıtlı sahteciliğe konu belgenin dosyada delil olarak saklanmasına” cümlesi eklenmek suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C-Sanık … hakkında “Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma, Mala Zarar Verme” suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
… ve …’in BİM şirketini temsile yetkili olduklarını aşamalarda iddia etmeleri, aksi yönde bir iddianın da bulunmaması nedenlerinden dolayı tebliğnamedeki 2-b. maddesindeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
18/01/2011 Tarih ve BİY. 2010/4831 Uzmanlık Numaralı Ekspertiz Raporu’nun ” Genetik Analizler başlıklı bölümün (c) bendinde perde üzerinden elde edilen epitel hücre olabileceği değerlendirilerek muhafaza altına alınmış biyolojik metaryalin genotip özelliğinin sanıklardan …’ya ait olup olmadığı konusunda araştırma yapılmadan; olay yerinde bulunan kanıt olarak muhafaza altına alınmış, fotoğrafları dava dosyası arasında bulunan oksijen tüpünün dolumunun hangi firmada yapıldığı hususunda tüpler üzerinde bir emare bulunup bulunmadığı, emare varsa sanık …’ya tüp satıp satmadıkları, ya da tüp doldurup doldurmadıkları konularında bu firma yetkililerine sorulup doldurulmuş ise, teşhis yaptırılmadan; sanıklar … ve …’in cep telefonu kullanıp kullanmadığı araştırılarak sanıkların kullandıkları cep telefonlarının olay günü ve saatinde olay yerine yakın baz istasyonlarında sinyal bilgisinin bulunup bulunmadığı, birbirleriyle iletişim kurup kurmadıkları araştırılmadan; sanığın 07/04/2011 günü icra edilen duruşmada ve hükümden sonra Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdığı 23.09.2011 tarihli dilekçesinde belirttiği sanık … aleyhine tanıklık yaptığına ve ona 5.000 TL. borcu olduğuna ilişkin husumet iddialarının doğru olup olmadığı araştırılmadan eksik kovuşturmayla cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 02.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.