YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14765
KARAR NO : 2012/15874
KARAR TARİHİ : 09.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Yabancı uyruklu olan sanıkların olay tarihinde sanık …’in kullandığı ve sağ ön koltuğunda ise diğer sanık …’nin bulunduğu … plakalı kiraladıkları araç ile yolda yürüyen mağdurun yanına gelip durdukları, sanık …’nin cüzdanındaki dolarları mağdura göstererek mağdurdan banka ve Otel sorduğu, mağdurun ise … Bankası Şubesinin yerini tarif ettiği, sanık …’nin mağdura hitaben “En büyük paranız hangisi” demesi üzerine mağdurun cebindeki toplam 725 TL olan paralan çıkartarak Türk paralarını tanıtmak amacıyla gösterdiği sırada sanık …’nin mağdurun elindeki paraları çekip aldığı, 325 TL’sini geri verip, 400 TL’sini alıp olay yerinden ayrıldıkları, başka bir olay nedeniyle yakalanan sanıkların mağdur tarafından teşhis .edildiği şeklinde gerçekleşen olay sebebiyle sanıkların eylemleri TCK’nın 142/2-b maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
2-27/01/2012 tarihli Teslim ve tesellüm tutanağı içeriğine göre, sanıkların soruşturma aşamasında kendi rızalarıyla mağdurun zararının tamamını giderdikleri anlaşılmakla, sanıklar hakkında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-CMK’nın 209. maddesine aykırı olarak yabancı uyruklu olan sanıkların ülkesi resmi makamlarından nüfus ve adli sicil kayıtları getirtilip duruşmada okunmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
a-Sanıklar hakkında “Hırsızlık” suçundan dava açılmasına rağmen 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan “Dolandırıcılık” suçundan hüküm kurulması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafii ile sanıkların temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 09.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.