Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/30832 E. 2021/27454 K. 24.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30832
KARAR NO : 2021/27454
KARAR TARİHİ : 24.11.2021

KARAR

Hakaret suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Malatya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2019 tarihli ve 2019/16 esas, 2019/71 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, sanığın mükerrir olduğu nazara alınarak hüküm kurulması karşısında;
1-5237 sayılı Kanun’un 50/2. maddesinde yer alan “Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez” şeklindeki ve anılan Kanun’un 58/3. maddesinde yer alan, “Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.” şeklindeki hükümler dikkate alındığında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu cezanın artık adlî para cezasına çevrilemeyeceği, mahkumiyete konu hakaret suçu için de anılan Kanun’un 125/1. maddesinde hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü, somut olayda mükerrir olduğu kabul edilen sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının artık adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurulurken ilk olarak hapis cezası tercih edilmesini takiben 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/3. maddesi uyarınca öncelikle adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısının gösterilmesi ve daha sonra aynı maddenin 1. fıkrası gereğince bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, hapis cezasının doğrudan paraya çevrilmesinde,
3-5237 sayılı Kanun’un 50/5. maddesinde yer alan, “Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, söz konusu cezanın 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi kapsamında tekerrüre esas olmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
1) “1” numaralı istem açısından,
5237 sayılı TCK’nın 125. maddesinin 1. fıkrasında; Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden … veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.” hükmüne yer verilmiş, aynı Kanun’un 4. fıkrasında da “Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.” hükmü düzenlenmiştir.
TCK’nın kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen 50. maddesinin 2. fıkrası; “Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez” hükmü bulunmaktadır.
İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde, TCK’nın 125/1. maddesinde hapis veya adli para cezasının seçimlik olduğu gözetilerek, takdiren hapis cezası tercih edilerek hüküm kurulmasına karşın, TCK’nın 50/2.maddesinde yer verilen düzenlemeye aykırı şekilde sanık hakkında hükmolunan 2 ay 15 gün hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2) “2” numaralı istem açısından,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “adli para cezası başlıklı” 52. maddesinde yer alan “(1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. (2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir. (3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir. (4) Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.” hükmüne yer verilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında hükmedilen 2 ay 15 gün hapis cezasının adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı belirlenmeden doğrudan adli para cezasına çevrilmesi hukuka aykırıdır.
3) “3” numaralı istem açısından,
İnceleme konusu somut olayda, sanık hakkında hakaret suçundan adli para cezasına hükmedildikten sonra tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı anlaşıldığından talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünceler (1) numaralı istem yönünden farklı gerekçeyle diğer istemler kısmen yerinde görüldüğünden,
1- (3) numaralı istem yerinde görülmediğinden, CMK’nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,
2- (1) numaralı istem yönünden sanık … hakkında hakaret suçundan, Malatya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2019 tarihli ve 2019/16 esas, 2019/71 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA,
3- (2) numaralı istem yönünden sanık … hakkında hakaret suçundan, Malatya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2019 tarihli ve 2019/16 esas, 2019/71 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
4- Karardaki hukuka aykırılık, aynı Kanun maddesinin 4-d fıkrası uyarınca, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle, sanığa hakaret suçundan TCK’nın 125/1. maddesiyle verilen 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 indirim yapılarak 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince hapis cezasının 75 tam gün adli para cezasına çevrilmesine, TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca sanığa gün karşılığı belirlenen cezanın, mahkemece bir gün karşılığı takdir edilen 20 TL’den paraya çevrilerek, sanığın sonuç olarak 1.500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığa verilen adli para cezasının sanığın ekonomik ve şahsi durumu dikkate alınarak TCK’nın 52/4 uyarınca birer aylık 8 eşit taksit halinde sanıktan tahsil edilmesine,
5- Kararın diğer yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 24/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.