YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6034
KARAR NO : 2012/10379
KARAR TARİHİ : 03.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağının gözetilmesi gerektiği, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; hükümlü …’ın, olay tarihinde, ,yakınana ait evin önünde park halinde bulunan Renault steyşin marka otomobilin arka cam fitilini sökerek araç içerisinden 2 milyon TL değerinde 2 adet halı, 4 adet battaniye ve bir adet mont alarak olay yerinden ayrılması şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 53. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Kanunun 151/1, 53. maddelerine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu, bu suç yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp cezalar belirlenerek sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan kanunun bulunacağı gözetilerek bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki kanuna göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmak suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması ;
Kabule göre de;
1- Hükümlü hakkındaki mahkumiyetin doğal sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmaması ;
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanun’unda içtima hükümlerine yer verilmediği gözetilmeyerek hükmolunan cezaların toplanmasına karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 03/05/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.