YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15030
KARAR NO : 2013/23313
KARAR TARİHİ : 09.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hüküm kurulurken yasa maddesinin hüküm fıkrasında 116/1 yerine 116/2 olarak, yine suç adının işyeri dokunulmazlığının bozmak olarak gösterilmesi gerekçe incelendiğinde mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanığın, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına dayanak yapılan adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek daha ağır olan cezayı içeren birden fazla mahkumiyet hükmünün bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamların kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir onaylı suretleri getirtilerek daha ağır olan ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından ve tekerrüre esas alınan ilamdaki miktar bakımından kazanılmış hakkın korunması gerektiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye ait olduğu düşünülmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7 maddesi gereğince “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki 58. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümlerdeki ”5275 sayılı TCK 108/4-5 m. gereğince 1 yıl denetim süresine tabi kılınarak” ibareleri çıkartılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.